Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/11089 E. 2018/23875 K. 06.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11089
KARAR NO : 2018/23875
KARAR TARİHİ : 06.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ana davada Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın bir kısmı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bir kısmı yönünden ise husumetten reddine, … aleyhine açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine, birleşen davanın ise bir kısmı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bir kısmı yönünden idari yargı görevli olduğundan usulden reddine, bir kısmı yönünden ise husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinde; dava konusu 36500 m2’lik 512 parselin kadastro yenilemesi sonucu 36.752,57 m2 yüzölçümü ile 10023 ada 2 parsel olarak tescil edildiği, akabinde bu parselde imar uygulaması yapıldığı, dava konusu taşınmazın 8481,07 m2 kısmının imar uygulamasına girmediği ve 10023 ada 2 parsel numarası ile bırakıldığı, 28271,50 m2 kısmının imar uygulamasına girdiği ve davacılara 7772 ada 1, 7774 ada 1 ve 2 parsel numaralı taşınmazlarda yer verildiği, 22/03/2013 ve 16/05/2015 tarihli fen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde fiilen el atılan kısımların davacı mülkiyetinde olmayan yollarda ve taşınmazlarda kaldığı, bu sebeple bu kısımlar yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, fiilen el atma olmayan kısımlar yönünden ise idari yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine, ana davada ise vazgeçme nedeniyle redde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1-İmar uygulaması öncesinde davacılar … ve …’un 2450,17 m2’şer, … mirasçısı davacıların 612,54 m2’şer(toplam 2450,17 m2) yeri olduğu ve şuyulandırma belgelerine göre %40 düzenleme ortaklık payı kesileceği ve dava konusu taşınmazda paydaş olan …’nın uygulamaya girmeyen 1816,48 M2 yerine mahsuben 1397,31 m2’yi yola terk ettiği halde, davacıların paylarından %40 düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra davacılar … ve …’a 1470,02 m2 şer, … mirasçılarına 367,52‘şer (toplamda 1470,02 m2) yer verilmesi gerekirken … ve …’a 1130,86 m2’şer, … mirasçılarına 282,72 m2’şer(toplamda 1130,88 m2) yer verilerek eksik tahsis yapıldığı anlaşıldığından imar uygulaması sonrası oluşan taşınmazların güncel tapuları da getirtilerek eksik tahsis edilen kısımların bedeline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Fen bilirkişi raporlarına göre fiilen el atılan M6 harfli 40,66 m2 kısmın davacıların paydaş olduğu 7772/1 parselde kaldığı anlaşıldığından M6 harfi ile gösterilen kısımda davacıların pay karşılıklarına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 06/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.