Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/32501 E. 2015/15248 K. 11.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32501
KARAR NO : 2015/15248
KARAR TARİHİ : 11.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ile sanığın aynı binanın farklı dairelerinde komşu olarak ikamet ettikleri, dairesinden buzdolabı indirmek isteyen sanığın, bu amaçla işçilerini apartmana gönderdiği, katılanın asansörün kullanılmasına izin vermediği ve asansör bakım firmasından çağırdığı görevliye asansörü kapattırdığı, bu durumu öğrenen sanığın, apartmana gelerek katılan ile tartışmaya başladığı, tartışmanın devamında sanığın “senin bu tutumun yüzünden kocan öldü, bunun hesabını sorarım, orospu” demek suretiyle katılanı tahkir edecek şekilde sözler sarfettiği ve devamında çatı katına asansör dairesine çıkarak asansör makine bölümünün asma kilidinin takıldığı demir halkayı koparttığı, pano kapağını yerinden söktüğü, bu kısımdaki kablo uçlarını kestiği, duvar üzerindeki ikinci bir elektrik panosundaki elektrik sigortasını yerinden çıkardığı, bu şekilde asansöre toplamda 389.00 TL’lik zarar verdiği iddia edilen somut olayda;
1)Sanık hakkında “tehdit” suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI,

2)Sanık hakkında “mala zarar verme” suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.200.00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3)Sanık hakkında “hakaret” suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Sanığın savunmasında katılana hakaret etmediğini beyan etmesi, tanıkların ifadelerinde sanığın savunmasını doğrulamaları, sanığın katılana hakaret ettiğine dair katılanın soyut iddiasından başka delil bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.