YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5029
KARAR NO : 2015/22355
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteminin isncelenmesinde;
Sanık … hakkında apartmanın aydınlatma boşluğundaki camı kırdığı iddiası ile dava açıldığı ve yönetici …’ın bu suç nedeniyle katılan sıfatını aldığı;katılan …’ya karşı sanık …’un mala zarar verme suçunu işlediği iddiası ile açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet, hakaret suçundan verilen beraat, sanık … hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet, sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılan sanıklardan … ile aynı apartmanda oturan …, … ve … arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, katılan sanık …’nın oturdukları binanın çatısına çıkarak katılan sanık …’nın evine doğru kirletmek amacıyla taş ve çöp attığı, bunun üzerine katılan sanık …’nın binanın üst katına çıktığında merdivende katılan sanık … ile karşılaştığı, burada …’nın …’ya sinkaflı sözlerle hakaret ederek vurduğu, kavga seslerine alt kattan katılan sanıklar … ve …’un da geldiği, taraflar arasında çıkan kavgada katılan sanıklar …, … ve …’un …’ya, …’nın da …, … ve … vurduğu ve biber gazı sıktığı, kavga sırasında …’un apartmanın ortak aydınlatma camını kırdığı, taraflar arasındaki kavganın bitmesini müteakip …’nın katılan sanık …’nın evinin kapısına taş ve kömür atarak zarar verdiği iddia olunan olayda;
a-Sanık … hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararı yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
b-Sanık … hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet, sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararları yönünden;
Katılan sanıklar arasında önceye dayalı husumet bulunması, dosya içerisinde bulunan CD çözümü ve tüm dosya kapsamından ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının anlaşılamaması karşısında ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 gün ve 2002/4-238 esas 2002/367 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hâlden sanığın yararlandırılması gerektiği gözetilmeden katılan sanıklar lehine TCK’nın 29. maddesinin haksız tahrik hükümlerinin uygulaması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … ve müdafii, katılan-sanıklar … , …, …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunu 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.