Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/6297 E. 2015/22327 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6297
KARAR NO : 2015/22327
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıklar … ile …’in sigara kaçakçılığı yapmaya karar vererek fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket etmeye başladıkları, bu kapsamda Van ilinden satın alarak İstanbul iline götürüp satmayı düşündükleri sigaraları yükleyip taşımak ve sigarayı yükleyecekleri araçtan hariç polise yakalanmamak amacıyla öncü olarak kullanmak üzere … ve … plaka sayılı araçları İstanbul ilinde temyize gelmeyen sanık …’e kiralattıkları, sanıklar … ve …’ın araçlar kiralandıktan sonra Van iline gittikleri, burada kimliği belirsiz kişi ya da kişilerden satın aldıkları farklı markalarda olmak üzere bandrolsüz toplamda 17.000 paket kaçak sigarayı … plaka sayılı araca istifledikleri, daha sonra İstanbul iline gitmek üzere yola çıktıkları, sigara yüklü olan … plaka sayılı aracı sanık …’in kullandığı, önden giden ve öncü görevi gören … plaka sayılı aracı ise sanık …’ın kullandığı, sanıkların suç tarihinde saat 02:00 sıralarında önlü – arkalı olmak üzere Varto ilçesinden Varto kavşağına gelmekte iken KOM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından fark edilerek durdurulmak istendiği, sanıkların durmayarak kaçmaya başladıkları, önden giden sanık …’in uzaklaşarak gözden kaybolduğu, arkasından gelmekte olan şüpheli …’in kullandığı aracın polisler tarafından yola atılan kapandan geçtikten sonra lastikleri patlamasına rağmen yola devam ederek kaçtığı,
Sanıklar “Dur!” ihtarına uymadıktan hemen sonra katılan polis memuru …’ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı sivil ekip aracına binerek sanıkları takibe geçtiği, bu sırada patlak lastiklerle daha fazla yola devam edemeyen sanık …’in Bingöl yolu üzerindeki boş arazide aracı terk ederek yaya olarak kaçtığı, telefonla diğer şüpheli Yaşar’ı arayarak kendisini yol üzerinden almasını istediği, sanık …’ın geri dönüp sanık …’i yol üzerinden aldığı, sanıkların Muş istikametine doğru gitmeye başladıkları, polislerin sigara yüklü aracı bulmalarını engellemek amacıyla arkalarından gelen polis aracına kaza yaptırmaya karar verdikleri, bu amaçla sanık …’ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracı katılan polis memuru …’ın kullandığı aracın üzerine doğru uzun farlarını yakarak sürdüğü, katılan polis memurunun kafa kafaya çarpışmamak amacıyla son anda direksiyonu sağa kırdığı ve yoldan çıkarak kaza yaptığı, kaza sonucunda polis aracında maddi hasar meydana geldiği, sanıkların olayın devamında diğer görevliler tarafından havaya uyarı ateşi açılarak durdurulduğu ve yakalandığı somut olayda;
I- Sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’in sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesine göre adli para cezası taksitlendirilirken, infazda duraksamaya neden olacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
2- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz

aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7.maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, sanık … hakkında, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin gerekli görülürse en fazla 5 yıla kadar uzatılmasına karar verilebileceğine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerdeki taksitlendirmeye ilişkin bölümlerde geçen 24 eşit taksitte tahsiline ibaresinden önce gelmek üzere “birer ay ara ile ” ibaresinin eklenmek ve hükümlerdeki fıkralardan “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak ve sanık … hakkında kurulan hükümdeki “Sanığa Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/5-6 maddeleri uyarınca tekerrür nedeni ile belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının ve denetim süresinin gerekli görülürse en fazla 5 yıla kadar uzatılmasına karar verilebileceğinin İHTARINA, (ihtar yapılamadı)” ibaresinin çıkartılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sanık … savunmanı, sanık … ve sanık …’in sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak;
1- Sanıkların içinde bulundukları aracı dur ihtarına uymayarak katılan polis memuru …’ın bulunduğu aracın üzerine sürerek onun kaza yapmasına sebep olmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların eyleminin TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu halde yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, sanık … hakkında, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin gerekli görülürse en fazla 5 yıla kadar uzatılmasına karar verilebileceğine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.03.2015, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.