YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7735
KARAR NO : 2018/20966
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1)Bozma öncesi mahkemece, dava konusu … ilçesi, … köyü 165 ada 10 parsel sayılı taşınmazın metkekaresine 13.09 TL/m2 değer biçen bilirkişi kurulu raporu uyarınca hüküm kurulmuş, davacı idare vekilinin temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu durumda; mahkemece, bozma öncesi hükme esas alınan 13.09 TL metrekare birim fiyatının davacı idare lehine usulü kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma sonrası alınan ve dava konusu taşınmazın metrekaresine 18.09 TL/m2 değer biçerek hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak fazla bedele hükmedilmesi,
2)Davalılar dava konusu taşınmazda paydaş olduğundan, tapu kaydının davalıların payı oranında iptaline karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, tüm tapunun iptaline ilişkin hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
3)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA
, 15/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.