YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9853
KARAR NO : 2015/22247
KARAR TARİHİ : 10.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ile katılanın internet vasıtası ile tanıştıkları, sanığın katılana kendisini pratisyen hekim olarak tanıttığı, aralarında duygusal ilişki başladığı, oluşan güven ortamı içerisinde ileride evlenecekleri vaadinde de bulunan sanık …’in paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek katılandan para talep ettiği, katılanın da ilerde evleneceklerini düşündüğü doktor zannettiği sanığa farklı zamanlarda banka havaleleri ile toplam 26.759 TL gönderdiği, elden de 16,500TL parayı verdiği, sanık …’un arkadaşı olan diğer sanık …’un hesabına da sanık …’a verilmek üzere 11,440 TL para yatırmasını sağladığı, aradan zaman geçtikten sonra katılanın sanık …’un doktor olmadığını, kendisi gibi başkalarına da evlililk vaadinde bulunduğunu öğrendiği, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde katılanı dolandırıdkları iddia olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın diğer sanık …’un arkadaşı olduğu, katılan tarafından sanık …’a verilmek üzere yatırılan parayı sanık …’a teslim ettiği, bu kapsamda katılanı dolandırmaya yönelik hileli bir hareketinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık … hakkında mahkemenin kabul ve ugyulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın kendisini pratisyen hekim olarak tanıtıp evlenme vadinde bulunarak katılanı inandırmak sureti ile parasını aldığı sanık savunması, katılan ve tanık beyanı ile tüm dosya kapsamından anlaşılmasına karşın sanığın mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.