YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1508
KARAR NO : 2018/12462
KARAR TARİHİ : 06.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 06.11.2018 günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece verilen 15.04.2015 tarihli ilk hüküm, “davalı-davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının da kabulü gerektiğinden” bahisle bozulmuş, bozma sebebine göre tarafların diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin 20.06.216 tarihli bozma ilamına uyulmuş, her iki boşanma davasının da kabulüyle Türk Medeni Kanunu’nun 166-1. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, her iki taraf lehine de ayrı ayrı olmak üzere manevi tazminata (TMK m. 174/2) hükmedilmiştir. Mahkeme, bozma ilamından sonra oluşturduğu gerekçesinde davalı-davacı kadının davacı-davalı erkeğe şantaj yaptığını, yüz kızartıcı suç işlediğine yönelik iftara attığını, sadakatsiz olduğunu, bu nedenle boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğunu, davalı-davacı kadının tam kusurlu olması sebebiyle de kadının maddi ve manevi tazminat ile hem çalışıyor olması hem de kusur durumu nazara alınarak yoksulluk nafakası talebini de reddettiğini belirtmiş, daha sonra Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı-davalı erkeğin de kadına fiziksel şiddet uyguladığını bu nedenle davacı-davalı erkeğin de kusurlu olduğunu bu nedenle kadının boşanma davasının ve manevi tazminat talebinin de kabulü gerektiği yönünde verilen hüküm gerekçelendirilmiştir.
Mahkeme gerekçeli kararında boşanmaya neden olan olaylarda hem davalı-davacı kadını “tam ve tek” kusurlu bulmuş, hem de davacı-davalı erkeğin de, davalı-davacı kadının karşı boşanma davası yönünden kusurlu olduğunu belirtmiştir. Mahkemece, hem davacı-davalı kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek erkek yararına manevi tazminat takdiri ile kadının fer’i taleplerinin bu nedenle reddedildiğini belirtmesi hem de davacı-davalı erkeğin de kusurlu olduğu belirtilerek bu sefer de kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi, hükmün gerekçesi bakımından çelişki yaratılmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında, hükmün gerekçesi kendi içinde çelişkili olup, gerekçe bölümünde yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğu gibi, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur oranları kabul edilen her iki dava için ortak (bir kez) belirlendikten sonra belirlenen bu kusur oranına göre tarafların fer’i talepleri yönünden karar verilmesi gerekirken, her bir dava için ayrı kusur belirlemesi yapılarak taraflar yararına ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesi usule ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.11.2018 (Salı)