Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2018/9523 E. 2018/22112 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9523
KARAR NO : 2018/22112
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının kapatılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı,… Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici/mevsimlik işçi statüsünde çalıştırıldığını, bu dönemde her yıl yeni bir geçici/mevsimlik iş sözleşmesi ile işe başladığını ve yılsonunda işten ayrıldığını, 2001 yılında aynı müdürlükte daimi/kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen sürelerinin kıdem hesabında dikkate alınmadığını ileri sürerek, tüm hizmet süresine göre belirlenecek kademe ve derece tespiti ile eşit davranmama tazminatı, ücret farkı, yıpranma prim farkı, ilave tediye ve farkı, akdi ilave tediye farkı, kıdem tazminatı farkı, kadro dışındaki işlerde çalıştırılmasından kaynaklı fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili,davacının derece ve intibakının yasa ve Toplu İş Sözleşme hükümlerine göre usulüne uygun olarak yapıldığını, taleplerinin haksız olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, 2011/2013 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre talepte bulunmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Dava devam ederken …’nin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeni ile dava kendisine teşmil edilen … Genel Müdürlüğü vekili, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, davacının 6360 sayılı Yasa kapsamında norm kadro ve ihtiyaç fazlası olarak ilgili komisyona bildirildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı … Müdürlüğü vekilinin temyizi üzerine, hüküm Dairemizin 28/02/2018 tarih ve 2017/21254 Esas, 2018/4571 Karar, sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle, davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacıya dava dilekçesindeki toplam miktar dikkate alınarak dava ile her bir alacak talebi için ne kadar miktar talepte bulunduğu açıklatılarak, alacakların dava dilekçesinde istenen miktarlarına dava, ıslah ile artırılan kısımlara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken tümüne dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve ayrıca yasal ilave tediye alacağına yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesinin hatalı olduğu, gerekçelerine yer verilmiştir.
Mahkeme bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozma sonrası kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- HMK ‘nun 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Gerekçeli karar ile hüküm sonucu (kısa karar) arasında çelişki yaratılması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına da aykırıdır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemenin hükme ilişkin kısa kararında; davacının 10. derecenin 25. kademesinde olduğuna ve talep edilen alacak miktarları ayrı ayrı belirtilerek sonuç olarak toplam 22.420,49 TL. alacak hüküm altına alınmış, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise talep edilen alacakların ayrı ayrı miktarları kısa karardan farklı miktarlar belirtilerek sonuç olarak toplam 12.741,67 TL.’ye hükmedilerek kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında açık çelişki oluşturulduğundan, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ayrıca karar tamamen gerekçesizdir. Gerekçesiz karar yazılması T.C. Anayasasının 141/3 ve HMK.nın 297. maddesine aykırıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.