YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3964
KARAR NO : 2018/22744
KARAR TARİHİ : 10.12.2018
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : . İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, Müvekkilinin davalı iş yerinde 24/07/2009 yılında çalışmaya başladığını, aralıksız süren iş ilişkisinin 20/07/2016 tarihinde hiç bir gerekçe gösterilmeden yazılı bir şekilde feshedildiğini, müvekkilinin davalı iş yerinde muhasebe müdürü olarak görev yaptığını iddia ederek; feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine; 4 aylık boşta geçen süre ücret ve diğer hakların davacıya ödenmesine; yasal sürede işe başlatılmaması halinde davacıya 8 aya kadar ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı cevap dilekçesinde davacının müvekkiline ait iş yerinde çalıştığını, darbe teşebbüsünün yaşandığı 15/07/2016 tarihinde gece saat : 01:15 sularında pijamalarıyla ailesi ile birlikte iş yerine gelerek darbe olduğunu ve kendisine ait odasındaki evrakları almak için geldiğini söylediğini , kapıdaki güvenlik görevlisinin kendine içeriye girmesinin mümkün olmadığını bildirmesine rağmen kimseyi dinlemeyerek içeriye girdiğini, 10 – 15 dakika sonra bazı evrakları alarak iş yerinden ayrıldığını, davacının davalı spor klubünün muhasebecisi olduğundan dolayı bütün banka hesaplarının şifresini bildiğini, kendisinin hesapladığı kıdem ve ihbar tazminatını ve maaşını kendi hesabına gönderdiğini, hatta bir kısım fazla ödemeyi de sonradan iade ettiğini, davacının olaydan sonra işe gelmediği gibi ne tür evraklar aldığını da kimsenin bilinmediğini, davacının eyleminin yasal olmadığını bu nedenle darbe akşamı tutulan tutanağa istinaden iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davalı tarafından davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminde, feshin hangi gerekçeye dayandığı belirtilmediği, sadece davacının iş akdinin feshedildiğinin bildirildiği, davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde davacının iş akdinin darbe gecesinde davacının ailesi ile gelerek kendisien ait odadan bir kısım evraklar aldığı , kendisine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve maaş ödemesi gönderdiği ve hakkında 15/07/2016 tarihinde buna istinaden tutulan tutanağa göre 18/07/2016 tarihli karar neticesinde feshedildiğini iddia etmiş ise de davacının iş akdinin fesih tarihinin 20/07/2015 olduğu, davacı hakkında tutulan tutanak ya da alınan kararların bu tarihten önce olduğu ve davacıya iş akdinin bu nedenler ile feshedildiğinin bildirilmesi gerekirken yapılmadığı ,ayrıca davalı tarafça, davacının 15/07/2016 tarihinde kendisine maaş ödemesi, kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yaptığı ve buna ilişkin dekontların mahkememize sunulduğu beyan edilmiş ise de sunulan dekontlarda işlem tarihlerinin 20/07/2016 – 21/07/2016 ve 22/07/2016 tarihleri olduğu ve bu tarihlerin de davacının iş akdinin feshedildiği 20/07/2016 tarihinden sonra olduğu, davacıya bu ödemelerin iş akdinin feshinden sonra yapıldığının anlaşıldığı , davalı tarafından sunulan işten ayrılış bildirgesinde davacının işten çıkış kodu olarak da (04) “belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi ” olarak bildirildiği gözetildiğinden açıkça davalı tarafından haklı bir neden olmadığının …’ya bildirildiği de anlaşıldığından davalı tarafından davacının iş akdinin haklı yada geçerli nedenle feshedildiği ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının darbe teşebbüsünün yaşandığı 15/07/2016 tarihinde gece saat 01:15 sularında gece kıyafetleri ile ailesi ile birlikte iş yerine gelerek darbe olduğunu ve kendisine ait odasındaki evrakları alma bahanesi ile geldiğini, kapıdaki güvenlik kendisine içeriye girmesinin mümkün olmadığını bildirimesine rağmen kimseyi dinlemeyerek içeriye girdiğini, 10 – 15 dakika sonra bazı evrakları alarak iş yerinden ayrıldığını, davacının spor klubünün muhasebecisi olduğundan dolayı bütün banka hesaplarının şifresini bildiğinden kendi hakkı olan kıdem ve ihbar tazminatını ve maaşını kendi hesabına EFT yaptığını, hatta bir kısım fazla ödemeyi de sonradan iade ettiğini, davacının olaydan sonra işe gelmediği gibi ne tür evraklar aldığını da kimsenin bilmediğini, davacının darbe akşamı tutulan tutanağa istinaden iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işveren tarafından, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği cevap dilekçesinde savunulmasına karşın davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği, işverence …’ya işten çıkış kodunun kod 4 “Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi” olarak bildirildiği dikkate alındığında haklı nedenle fesih savunmasına itibar edilemeyeceği, davalı işverenin fesih bildiriminde gösterilen sebeple bağlı olduğu, işçinin iş akdini geçerli nedenle feshetmek isteyen işverenin, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğu, dosya içerisinde yer alan fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve kesin olarak gösterilmediği ve bu durumun feshin geçersizliği sonucunu doğurduğu gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair hüküm kurulması yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
1-Davalının ünvanının hem ilk derece mahkemesinin, hemde bölge adliye mahkemesinin gerekçeli kararlarında ” … Belediyespor Kulübü Derneği ” yerine ” … Beld. Spor Klub. …. Kültür. San. ” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; davacının iş akdi fesih bildiriminde; ” 20.07.2016 tarihi itibari işe işinize son verilmiştir. denilerek sonlandırılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan güvenlik görevlileri tarafından tutulan 15.07.2016 tarihli tutanaktan anlaşıldığı üzere davacının darbe gecesi 01.15 sularında üzerinde pijamalarıyla ailesi de yanında olduğu halde odasına girerek bazı belgeleri almak istediğini bildirdiği, güvenlik görevlilerince giremeyeceği söylenmesine rağmen dinlemeyerek odasına girip bazı evrakları aldığı ve işyerinden ayrıldığı görülmektedir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince ve bölge adliye mahkemesince iş akdinin feshinin geçerli nedenle yapıldığından fesih yazısında feshin gerekçesi gösterilmemesinin feshi geçersiz hale getirdiği bildirilmişse de davacının darbe gecesi yaşanan olaydan sonra da bir daha işyerine gelmediği, muhasebe müdürü olduğundan davalı şirketin banka şifrelerini kullanarak kendisine kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerini yaptığı ve hatta fazla hesapladığı açıklamasıyla 22.07.2016 tarihli dekontla 707,00 TL’yi davalının hesabına iade ettiği görüldüğünden kıdem ve ihbar ödemelerinin davacı tarafından yapılması nedeniyle davalının iş akdini geçerli nedenle feshettiğinin kabul edilemeyeceği ve davalı tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedildiği bildirdiğinden fesih yazısında gerekçe bildirilmesi şeklinde usuli bir zorunluluğunun bulunmadığı da gözetildiğinde feshin usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde darbe girişimi gecesi işyerinden içeriği tespit edilemeyen bazı evrakları çıkardığı sabit olan davacının kendisinin FETÖ/PDY ile ilgi, iltisak ya da irtibatı bulunduğunu ortaya çıkarabilecek belgeleri işyeri dışına çıkardığı ihtimalini akla getirdiği ve bunun davalı işveren açısından şüphe oluşturduğu, terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna dair şüphe bulunan bir işçiyi çalıştırmaya devam etmenin, davalı işverenden açısından beklenemeyeceği ,davacının FETÖ/PDY ile ilgi, iltisak ya da irtibatı bulunduğu konusunda davalı işveren açısından şüphe feshini gerektirir yeterli delil olduğu ve feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi gerekmekte olup 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-İlk derece mahkemesinin ve … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Sübut bulmayan davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.70 TL. karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 142,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi ’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 10/12/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.