Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/1631 E. 2018/15472 K. 12.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1631
KARAR NO : 2018/15472
KARAR TARİHİ : 12.12.2018

……Sİ :ASLİYE HUKUK ……Sİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ – TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel ……ce davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, vekâletnamenin hile ile alındığı ve vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı, paydaşı olduğu 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 katlı çay fabrikasını işleten davalının fabrikaya ilişkin bazı işlemleri yapabilmesi amacıyla kardeşinin oğlu olan davalı …… Malkoç’u vekil tayin ettiğini, satış iradesi olmamasına rağmen hile ile alınan vekaletname kullanılarak taşınmazdaki payının satış suretiyle davalıya devredildiğini, kendisine satış bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan 1/4 payının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı diğer kardeşinden payını satış suretiyle devraldığını, davacının şehir dışında olması nedeniyle oğlu olan dava dışı …… Malkoç’a pay devri için vekaletname verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
……ce, vekaletnamenin hata ve hile ile düzenlendiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 Sayılı HMK’nın 186. maddesinde “……, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve ………te ……de hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve ………te ……de hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada ……, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir” düzenlemesi yer almıştır.
Somut olayda; 03.09.2015 tarihli duruşmada davacı vekili yazılı beyanlarını tekrar ettiğini bildirdiği, ……ce dosyanın incelemeye alınmasına karar verilerek duruşma 15.10.2015 tarihine ertelendiği, 15.10.2015 tarihli duruşmada davacı vekilinin ……nin belirleyeceği bedel üzerinden harcı yatırmak üzere süre talep ettiği ancak ……ce, tahkikatın bittiği bildirilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmeden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; 6100 sayılı HMK’nin 186/1. maddesi hükmü doğrultusunda sözlü yargılama için gün tayin edilerek taraflara meşruhatlı davetiye gönderilmesi, belirlenen günde hazır olan taraf veya taraflara son söz hakkı verilmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının değinilen yönler itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına girilmesine ve sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.