Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/2345 E. 2018/13685 K. 28.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2345
KARAR NO : 2018/13685
KARAR TARİHİ : 28.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile ziynet alacağı davası yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi ve tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin eşinin ailesini dışlama yönünde bir politika izlediği, eşinin ailesi ile görüşmesini istemediği, eşini tehdit ettiği, kadına psikolojik şiddet uyguladığı, eşini evden kovarcasına kovalamak suretiyle fiili ayrılığa sebebiyet verdiği, davalı-karşı davacı kadının ise agresif olduğu ve eşine karşı saygısız davrandığı gerekçesi ile boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı kadının mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu hareketlerine karşın, davacı-karşı davalı erkeğin eşinin ailesi ile görüşmesini engellediği, eşini tehdit ettiği, eşinin çalışmasını istemediği, eşine ve ailesine beddua ettiği, eşini ailesinin evine dönmesi maksadı ile yol kenarına bırakarak fiili ayrılığa sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
b)Yukarıda 2/a. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2 madde koşulları oluşmuştur. O halde davalı-karşı davacı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/a. ve 2/b. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Hüseyin’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 176.60 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Pınar’a geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.11.2018(Çrş.)