Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/10874 E. 2015/27804 K. 29.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10874
KARAR NO : 2015/27804
KARAR TARİHİ : 29.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanık …’in müşterinin yoğun olduğu bir zamanda şikayetçi …’e ait markete gelerek 100 TL uzatıp sigara isteği, bunu bozamazsın demesi üzerine kasiyer olarak çalışan …’nın parayı masanın üzerine koyduğu, sanığın yoğunluktan faydalanarak parayı aldığı ve 100 TL para üstünü istediği, …’nın sanığın konuşmalarından dolayı dikkati dağıldığından para üstünü sanığa ödediği, durumun kasa kontrolü sırasında tespit edildiği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda, yerel Mahkeme’nin 24/01/2008 tarih 2006/388 E. 2008/11 sayılı kararıyla sanığın şikayetçi ve katılana yönelik eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizin 20/02/2013 tarih ve 2011/18831 esas, 2013/3175 sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesine göre temel adli para cezasının belirlenmesi sırasında anılan maddede sınırlı olarak sayılan gerekçeler dışında sosyal ve ekonomik durumu gerekçe gösterilip alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle yasal olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.