Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/13009 E. 2015/27406 K. 24.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13009
KARAR NO : 2015/27406
KARAR TARİHİ : 24.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıklar araç alım satım ve kiralama işi ile uğraşan katılandan… plakalı aracı bir günlüğüne kiralama sözleşmesi ile kiraladıkları, sanıkların ertesi gün aracı teslim etmedikleri ve kiralanan araca zarar verdikten sonra aracı teslim ettikleri, böylece sanıkların mala zarar verme ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanıklar Hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın soyut iddiaları dışında delil bulunmaması karşısında, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre atılı mala zarar verme suçunun sanıklar tarafından işlendiğine yönelik yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden mahkemenin beraat yönünde kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ile katılanın oto kiralama sözleşmesi imzaladıkları, sanıkların öngörülen süre içerisinde aracı teslim etmediklerinin anlaşılması karşısında işlenen suçun TCK’nun 155/1 maddesinde yer alan güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, unsurları oluşmayacak şekilde TCK’nun 155/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi yasaya aykırı ise de, mağdurun yargılama sırasında şikayetinden vazgeçmiş olması karşısında sanıklara yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanıkların beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.