Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/25377 E. 2015/26711 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25377
KARAR NO : 2015/26711
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurun evlilik dışı birlikte yaşadığı …’ın müşterek çocukları… ile birlikte ikamet ettikleri İmamoğlu’ndaki evlerini terk etmeleri nedeniyle onları aramaya başladığı, ancak bulamadığı, mağdurun amcasının oğlu olan sanık …’ın, mağduru telefonla arayarak ” bugün Adana’ya gel, seninle konuşmam lazım ” demesi üzerine mağdurun, sanık …’la buluştuğu bu sırada yanlarına diğer sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın geldiği, sanıkların yaptıkları plan uyarınca sohbet etmeye başladıkları, sanıklar … ve …’nün, sanık …’a ” İmamoğlu’ndaki senin evin yanında beyaz güzel bir at var. onu çalacağız ” dedikleri, sanık …’ın da ” yapmayın orası amcamın evi ” dediği, sanıkların “o mahalleden bir bayan kaçırdık. Bir kadın daha kaçıracağız. Üç günlük bir operasyonumuz var.” dedikleri, sanık …’ın da amcasının oğlu olan mağdurun karısının ( … ) kaybolduğunu, kendilerinin kaçırıp kaçırmadığını diğer sanıklara sorduğu, sanıkların ” Evet, biz kaçırdık eğer istediğimiz parayı verirse karısını hemen getirir ve teslim ederiz eğer vermez ise on –on beş bin TL para karşılığı kerhaneye satarız ” dedikleri, mağdurun parası olmadığı beyan ekmesi üzerine yapılan pazarlık sonucu 1.500 TL ödemek hususunda mağdurla anlaştıkları, mağdurun bunun üzerine kardeşi tanık …’i Adana’ya çağırdığı ve dedesi tanık …’ndan da para ayarlamasını istediği, sanıklarla birlikte tanık …’in sevkindeki araçla İmamoğlu’na geldikleri, mağdurun dedesinden hazırlanan 1.500 TL’yi alarak akrabası tanık …’e,…’in ve oğlu’nun teslimi halinde sanıklara ödenmek üzere anlaştıkları ancak tanık …’ın kendi isteği ile evi terk ettiği ve kaçırılma durumunun söz konusu olmadığının belirlendiği, sanıkların birlikte suç işlemek hususunda aralarında anlaşarak çeşitli senaryo ve hileler ile mağduru aldatıp maddi menfaat sağlamaya çalıştıklarının iddia edildiği olayda; sanıkların eylemlerinin TCK’nın 158/1-b maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir etmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 11.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.