Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12463 E. 2015/26612 K. 10.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12463
KARAR NO : 2015/26612
KARAR TARİHİ : 10.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 2005 yılı kasım ayına ait aldığı primleri ayın bitiminden itibaren 7 gün içerisinde yatırması gerektiğinden, son yatırma günü olan 07/12/2005 tarihinin suç tarihi olacağından suç tarihinin 07/12/2005 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Sanığın, 5237 TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın … Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ile tali acentelik sözleşmesi imzalayarak… Sİgorta A.Ş.’ye ait zorunlu trafik sigorta poliçelerini yapmaya başladığı, sözleşmeye göre sanığın aylık tahsil ettiği poliçe bedelleri ve sigorta primlerini ay bitiminden itibaren yedi gün içinde sigorta şirketine intikal ettirmesinin gerektiği, ancak 2005 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında tahsil ettiği poliçe bedelleri ve sigorta primlerini sigorta şirketşne intikal ettirmeyerek işlediği iddia edilen olayda; sanığın ikrarı, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, mahkemece sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 Sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlü hakkında 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin kullanılmasına ilişkin yasaklama hükmü uygulanamayacağı hususunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK’nun 53/1-c maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluklarına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.