YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20263
KARAR NO : 2015/26432
KARAR TARİHİ : 08.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddine dair ek karar
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanık …’ün, yeni doğan çocuğuna yaptırması gereken tahlillerin gecikmesi nedeniyle kadın ve doğum hastalıkları uzmanı olan şikâyetçiye hitaben “a. koyduğum, çocuğu, o. çocuğu, gavat, ananı sinkaf edeceğim” diyerek hakarette bulunduktan sonra, hastanenin giriş kısmındaki kartonpiyeri kırdığı ve şikayetçiye hitaben “Seni çıkışta öldüreceğim, nasıl olsa bu hastaneden çıkacaksın” diyerek tehdit ettiğinin anlaşıldığı somut olayda;
Sanık hakkında tehdit ve kamu malına zarar verme suçları yönünden şartları bulunmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Hakaret suçundan verilen temyiz isteminin reddine dair 14.07.2014 tarih ve 2012/928-2014/375 sayılı ek karar ile sanık hakkında tehdit ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan 04.06.2014 tarihli hükümlere ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.