YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9186
KARAR NO : 2015/27547
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’in diğer katılan …’in babası olduğu, oğlunu evlendirmek istediğini tanık …’e söylediği, tanığın da bacanağının bir arkadaşı olan temyiz dışı sanık … ile katılanları tanıştırdığı, temyiz dışı sanığın arkadaşı olan ve İstanbul’da yaşayan sanık … ile irtibata geçtiği, hep beraber İstanbul’a gittiklerinde sanık …’ın baldızı olduğunu söylediği Azerbaycan uyruklu bir bayan ile katılanları bir araya getirdiği, katılanların yabancı uyruklu olması nedeni ile bu bayanı istememeleri üzerine, sanık …’ın diğer sanık … ile görüştüğü, sanık …’in katılanları diğer temyiz dışı sanık … ile tanıştırdığı, tarafların anlaşması üzerine sanık …, temyiz dışı sanık … ve katılanların hep birlikte Çanakkale’ye gittikleri, katılanların temyiz dışı sanık …’e 2.800,00 TL bedelinde altın takının yanı sıra kıyafet ve dijital fotoğraf makinesi aldıkları, sanık …’e elden 3.000,00 TL, sanık …’a ise 1.000,00 TL para verdikleri, iki gün katılanların yanında kalan sanık …’in katılan …’e kordonda gezelim diyerek dışarı çıkarttığı, kendisine alınan takılar, kıyafetler ve dijital fotoğraf makinesi ile ortadan kaybolduğu somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğuna sanıkların kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine kadar diğer kişilere karşı belirtilen yetkileri yönünden ve 53/1 a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarında yer alan TCK’nın 53.maddesinin tatbikine ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine “sanığın, TCK’nın 53/3.maddesi uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.