YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26599
KARAR NO : 2018/20778
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı idare ve davalı … vd. vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davacı idare vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 15/11/2018 günü temyiz eden davacı idare ve davalı … vd. vekillerinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden diğer davalıların yokluklarında duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ve bir kısım davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki … ili, … ilçesi, … köyü 739 ve 740 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Dava konusu taşınmazlar için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemi ile açılan ve Dairemizin 2017/33302E. Sayılı ilamı ile denetimden geçen dava dosyasında 739 ve 740 parsellerin emsal alınan … mahallesi 2402 parsel sayılı taşınmazdan % 320 daha değerli olduğu kabul edilerek 06.02.2014 değerlendirme tarihi itibariyle metrekaresine 394,21-TL değer
biçildiği halde, 25.11.2014 değerlendirme tarihli eldeki davada dava konusu taşınmazların aynı emsalden % 300 oranında daha değerli olduğu kabul edilerek metrekaresine 384,12-TL değer biçildiğinden rapor inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Yapılan incelemede; tamamı 8.740 m2 olan 739 parsel sayılı taşınmazın 1.849,07 m2’lik bölümü ile tamamı 3.380 m2 olan 740 parselin 1.303,05 m2’lik kısmının kamulaştırılması için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/108E. (bozma sonrası 2016/125E.) sayılı dosyası ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemi ile açılan dava olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla; iş bu dosyanın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre dava konusu irtifak hakkı bedelinin taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından mülkiyet kamulaştırmasına konu edilen bölümlerinden arta kalan yüzölçümü üzerinden tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden ve bu dosyada kamulaştırmadan arta kalan kısımlara değer azalış bedeli verilip verilmediği, veyahut kullanılamaz hale geldiğinden bahisle bedeline hükmedilen bölüm olup olmadığı, var ise bu bölümlerin eldeki davada kamulaştırılması talep edilen kısımlar içinde kalıp kalmadığı denetlenmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)İrtifak hakkının kullanım hakkı …’a ait olmak üzere ağaç dikmemek, bina vs sabit tesis yapmamak şartı ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
4)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacı idare ve bir kısım davalı vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda H.U.M.K’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacı idare ve davalı … vd yararına karşılıklı olarak yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.630,00-TL. vekalet ücretinin verilmesine, 15/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.