Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12293 E. 2015/26220 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12293
KARAR NO : 2015/26220
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel evrakta sahtecilik, tehdit
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’in şoförlüğünü yaptığı 34 ZKJ 46 plakalı tankerin polis okuluna kalorifer yakıtı götürdüğü, tanker yükü boşaltmadan önce sanık …’ın yanında tanık polis memuru İsmet ile birlikte tartım yapıldığı ve tankerin yükünü boşalttıktan sonra, aynı tanık ile boş olarak tartılması sırasında kantar görevlisi olan katılan …’in tankeri dolu olarak tartıldığı sırada, makbuzda 23.360 kilogram yazması gerektiğini, kendisine ibraz edilen makbuzda ise 27.870 kilogram yazılı olduğunu, bu kantar fişini kendisinin düzenlemediğini ifade ettiği, bu nedenle tankerin boş olarak tartmadığı ve durumu güvenlik müdürüne bildirdiği, olayın adli makamlara intikali sonrası karakolda sanık …’in kantar görevlisi katılana “Senin hayatını mahvederim, bu olay bana bir trilyona da mal olsa, iflasta etsem, bu işin peşini bırakmayacağım” diyerek tehdit ettiği, bu suretle sanık …’in kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği,sanık …’in de nitelikli tehdit suçunu işlediği iddia edilen olayda,
1-Sanık … hakkında tehdit suçu yönünden verilen beraat kararının temyizinin incelenmesinde;
Tehdit suçunu işlediği iddia olunan sanığa yönelik suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan hazine vekilinin, kamu davasına katılma hakkı ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden verilen beraat kararının temyiz incelemesinde ise,
Somut olayda, tanık ve tehdit suçunun mağduru olan …’ın olay günü kantar görevlisi olduğu, sanık …’in şoförlüğünü yaptığı 34 ZKJ 46 plakalı tankerin polis okuluna kalorifer yakıtı getirdiği, tankerin yükünü boşaltmadan önce sanık …’in yanında tanık polis memuru İsmet Doğan huzurunda ile birlikte tartım yaptırdıkları, tartım neticesinin sanığa verildiği, teknisyen olan tanık Mustafa Canlı huzurunda sanığın mühürlerin bir kısmını kendisi sökmek suretiyle tankerin yükünü boşalttığı, polis memuru tanık İsmet Doğan ile geri tartı yerine dönerek aracın boş olarak tartılması sırasında,katılan …’in kendisine iade edien kantar fişinindeki rakama itiraz ettiği, tankerin dolu olarak tartıldığı sırada kantar fişinde 23.360 kilogram yazılı olduğunu geri verilen kantar fişinde ise 27.870 kilogram yazılı olduğunu görerek, bu kantar fişinin burada basılan fiş olmadığını beyan ettiği, bu sebeple tankerin boş olarak tartılmadığı ve kantar görevlisi tanığın durumu güvenlik müdürüne bildirdiği, tanık güvenlik müdürü Metin Tüfekçi olayı değerlendirilerek, Okul Şube Müdürü Mustafa Alçalar ve jandartma görevlileri ile birlikte tutanak tuttukları, olayın ayrıca polis okulu müdür yardımcısı Bahtiyar Öztürk’e anlatıldığı, soruşturma aşamasında tanık Metin Tüfekçi beyanında, kantar görevlisinin sanık ile gelerek olayı izah ettiği, yaptığı incelemede suça konu kantar fişi ile mukayese fişler arasında fark olduğunu görerek Şube Müdürünün bilgisiyle tutanak tuttuklarını, teknisyen tanık Mustafa Canlı beyanında, yük boşaltım esnasında tankerin 6 tane mühürün 2 tanesini kendisinin açtığını diğer 4 mührün ise sanık … tarafından açıldığını, refakat eden polis memuru tanık İsmet Doğan beyanında, sanık … la birlikte tankerin ağırlığının kantar görevlisi tarafından yapılarak kantar fişinin sanığa verildiğini, yakıtın boşaltılması sırasında mühürlerin sökülme işlemini görmediğini, dönüşte kantar fişinin görevli olan tanık Adil’e verilmesi üzerine, tanık Adil Atbaş’ın kantar fişine bakarak, 27.870 rakamının doğru olmadığını, kendi ölçümünde 23.360 kg olarak ölçtüğünü, boş aracı tartmayacağını söyleyerek durumu güvenlik müdürü Metin Tüfekçi’ye bildirdiğini ifade ettikleri, suça konu kantar fişi ile tutanakla mukayese amaçlı numaratörden çıkarılan kantar fişleri üzerine yapılan 21.12.2005 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu kantar fişinin sol bölümünde bulunan numaratör basım izlerinin farklı olduğunun bildirildiği, sanık …’in şirket yetkilisi olarak soruşturmaya konu edilen yakıtın hakedişini alabilmek için soruşturma makamından izin istediği ve sahtecilik bulgusu tesbit edilmiş olmasına rağmen,15.02.2006 tarihli yazı ile hakedişin ödenmesinde sakınca bulunmadığının bildirildiği, böylelikle zarar olgusunun gerçekleştiği, sözkonusu karolifer yakıtının Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama Anonim şirketinden 13.12.2005 tarihli irsaliye faturasına göre, 17.330 kg olarak alındığı ve aynı tarihte sanık … tarafından düzenlenen ve yakıt ağırlığı gösterilmeyen sevk irsaliyesi ile 15.12.2005 günü İstanbul A.S. Mermerci Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğüne yakıtın getirildiği anlaşılmış olup, açılan kamu davasına ilişkin olarak mahkeme tarafından gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için kovuşturma aşmasında dinlenmeyen Metin Tüfekçi, Mustafa Alçalar ve Bahtiyar Öztürk’ün bilgi ve görgülerinin alınarak, kamu kurumunun ödeme evraklarıda dosyaya getirtilip bilirkişi marifetiyle zarar tesbit edildikten sonra sanığın özel belgede sahtecilik ve kamu kurum kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunu işleyip işlemediği, eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; adli emanete bulunan suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.