Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/12275 E. 2015/26207 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12275
KARAR NO : 2015/26207
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, Mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklar Hüseyin ve …’ın müşterek çocukları Kadriye …’ı, sanıklar Mehmet ve …’in müşterek çocukları …’i, sanıklar … ve …’ın müşterek çocukları …’ı, sanıklar … ve …’nın müşterek çocukları … ve …’i hizmet akdine ve fiili çalışmaya dayanmaksızın sahte olarak sanık …’nın sahibi olduğu … isimli iş yerinde sigortalı gösterildikleri, bu suretle üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilen olayda, sanık …’nın sahibi olduğu işyerinde sanıkların çocuklarının işe başlamış gibi gösterilerek, işe giriş bildirgesi düzenlendiği, SGK tarafından durumun tespit edilmesi üzerine sigortalı olarak gösterilen çalışmaların katılan kurum tarafından iptal edildiği, söz konusu dönem içerisinde herhangi bir sağlık gideri bulunmadığı, erken emekliliğine olanak sağlamak amacıyla sigortalı olarak gösterilmelerinde kurumun maddi bir zararının bulunmaması, muhtemel bir zararının olup olmayacağının belirlenmesinin ise mümkün olmaması, durumun basit bir denetimle ortaya çıkacağı, sanıkların sigorta ettikleri çocukların sigorta primlerini yatırdıkları hususları gözetildiğinde, sanıkların dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçunu işleme yönünde kastlarının olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesine dayanan beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03.06.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.