Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/42104 E. 2018/14982 K. 14.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/42104
KARAR NO : 2018/14982
KARAR TARİHİ : 14.11.2018

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli kararda suç tarihinin 05/09/2013 yerine 16/12/2010 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir hata olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında mağdur …’a karşı hakaret eyleminden mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın mağdura yönelik iddianame konusu söylemlerinin hakaret suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyet kararı verilmesi,

2- Kabule göre de;
a) Sanığın suça konu e-mail ile her iki mağdura yönelik hakaret içerikli sözler sarfettiği kabul edildiği halde, sanık hakkında kamu görevlilerine karşı eylemi nedeniyle TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması yerine yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
b) Suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında uygulama maddesinde seçimlik ceza yaptırımı öngören hakaret suçunda gerekçe gösterilmeksizin doğrudan hapis cezasının tercih edilmesi,
c) Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi suretiyle TCK’nın 50/2 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.