YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6805
KARAR NO : 2018/12030
KARAR TARİHİ : 19.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1- İncelemeye konu sermaye şirketlerinin iflasını istememek suçu aynı şirket için ancak bir kez işlenebilen bir suçtur. Zira aynı şirketin iflası halinde yasada belirtilen yükümlülüklere birden fazla riayet etmemek mümkün değildir. Zira suçun konusu tektir ve tek olan konu aynı sermaye şirketinin iflasını istememektir.
Somut uyuşmazlıkta; bölünmesi parçalara ayrılması mümkün olmayan ve ancak bir kez işlenmesi mümkün olan sermaye şirketlerinin iflasını istememek suçundan sanık hakkında açılmış bulunan derdest dava olduğunun UYAP kayıtlarında anlaşılması karşısında; Ankara 1. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2011/301 ve 2018/457 Esas sayılı dosyaları getirtilip, incelenen dosyada kurulan mahkumiyet hükmünün aynı sermaye şirketine ilişkin olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilip gerekirse davaların birleştirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 345/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafi ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.