YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9769
KARAR NO : 2015/27184
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdur, her ne kadar yargılama sırasında şikayetten vazgeçmiş ise de, bu vazgeçmenin, sanığın işlediği eylemle ilgili olduğu, aynı hükümde, mağdur aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi durumunda, söz konusu vazgeçmenin, mağdurun, bu hükme yönelik temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağı belirlenmek suretiyle yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, nakliyesi katılan şirket tarafından yüklenilen malı İskenderun’dan alıp Irak’a götürmek üzere teslim aldığı, teslim sırasında yapılan ilk tartımda dolu ağırlığın 25.000 kg olmasına rağmen, Habur gümrüğünde yapılan ikinci tartımda ağırlığın 400 kg eksikle 24.600 kg olduğunun tespit edildiği, böylece sanığın kendisine teslim edilen yükü eksilterek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve mağdur beyanları, keşif ve bilirkişi raporları ile gümrük idaresi yazısına göre, sanığın, yaz aylarında yirmi gün gümrükte bekleme yaptığı, mühürlerde oynama yapıldığına dair bir emare bulunmadığı, söz konusu malın, ne şekilde eksiltildiğinin ispat edilemediği, bu nedenle sanığın mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla bu gerekçelere dayanan ve yargıtay bozma ilamına dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre mağdur vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren sanığın yargılama sonunda beraatine karar verilmesi halinde, sanık lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin hazineden alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden şikayetten vazgeçen mağdurdan tahsiline karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, mağdur vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki vekalet ücreti ile ilgili bölümde yer alan “katılandan” ibaresinin çıkartılarak, “hazineden” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.