YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4952
KARAR NO : 2014/12932
KARAR TARİHİ : 04.07.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen …/…/2013 tarih ve 2013/254-2013/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici …/…. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı tarafından işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi ile 01.03.2000-01.03.2001 tarihleri arasında sigortalandığını, sözleşmenin geçerli bulunduğu 09.01.2001 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralandığından bahisle alt taşeron olan dava dışı şirketin işçisinin müvekkiline karşı tazminat davası açtığını, bu davanın açılış tarihinin 01.07.2010 olduğunu ve bu tarihten önce söz konusu işçinin müvekkiline karşı herhangi bir talep yöneltmediğini, belirtilen dava ile iş kazasından haberdar olan müvekkilinin olayı süresi içinde davalı … şirketi içerisinde ihbar ettiğini, iş mahkemesindeki davanın işçi lehine sonuçlanmasından sonra hüküm altına alınan miktarın müvekkilince hak sahibine ödendiğini, davalı şirketin ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla bu miktarı sigorta sözleşmesi uyarınca ödemesi gerekirken yalnızca kendisine ihbarın yapıldığı tarihten itibaren kendisinin müvekkiline ödeme yaptığı tarihe kadar geçen faizi ile birlikte mahkemece hüküm altına alınan asıl alacağı ödediğini, oysa müvekkilinin gerek kanunda gerekse poliçe genel şartlarında düzenlendiği biçimde ihbar mükellefiyetini yerine getirdiğini, gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını, biran için geç ihbarda bulunulduğu kabul edilse dahi bunun kasta dayanmaması karşısında tazminat hakkının kaybına yol açmayacağını ileri sürerek, 277.606 TL’nin faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın müvekkiline 29.06.2012 tarihinde ihbar edildiğini, ihbar üzerine hasar dosyası açan müvekkilinin iş mahkemesinde hüküm altına alınan meblağı, ihbar tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte sigorta ettirene ödediğini, temerrüde düşürülmeden müvekkilinden faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Sigorta Hakem Heyetince, dava dışı alt işverenin çalışanı olan işçinin 09.01.2001 tarihinde geçirdiği iş kazasının, alt işverence sosyal güvenlik kurumuna bildirildiği, alt işverenle müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunan asıl işveren davacının bu tarihten itibaren kazadan haberdar olduğunun kabulünün gerektiği, davacının kazadan yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra 29.06.2012 tarihinde davalıya ihbarda bulunduğu, davalının tazminat ödeme borcunun bu tarihte doğduğu, dolayısıyla davalının ancak bu tarihten itibaren işleyecek faiz ve ferilerden sorumlu olacağı, yerleşik yargı uygulamasının da bu yönde olduğu, davalının iş mahkemesine konu asıl alacak tutarı ile belirtilen tarihten itibaren işleyen faizini ödediği, davalının sigorta poliçesi kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirdiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.