Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/4207 E. 2018/20031 K. 11.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4207
KARAR NO : 2018/20031
KARAR TARİHİ : 11.12.2018

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ile bir kısınm davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar, paydaşı oldukları taşınmazlardan kanal açarak ortak kullanımlarında olan suyun davalılar tarafından kendi taşınmazlarına götürüldüğünü ileri sürerek suya ve çaplı taşınmazlara elatmalarının önlenmesine ve su mecrasının eski hale getirilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin keşfen saptandağı gerekçesiyle elatmanın önlenmesine, su borularının yıkılması ile eski hale getirmeye, davalı …’ye karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacıların hukuki yararı bulunmadığından suya elatmanın önlenmesi isteğinin reddine dair verilen karar, davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza ve suya elatmanın önlenmesi ile eski hale getirme isteklerine ilişkindir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden Reddine,
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince,
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; suyun genel su niteliğinde olduğu, su kaynağının …… mevkiinde bulunduğu, buradan davacıların paylı malik oldukları 208, 214, 216, 220 ve 221 parsel sayılı taşınmazlardan pvc boru döşemek suretiyle davalıların ikametine getirildiği, boru hattının uzunluğunun 204 m olduğu, adı geçen parsellerden geçen su borusu uzunluğunun 146 m olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacıların malik ve paydaş olduğu çaplı taşınmazda bulunan kaynak suyuna yönelik elatma iddiası gözardı edilerek davacıların uzun yıllar önce köyden ayrıldıkları, zirai faaliyette bulunmadıkları özetle, suyu kullanmadıkları gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan suya elatmanın önlenmesi isteğinin reddine karar verilmiştir.
Buna göre, davacıların dava açmakta hukuki yararının olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 78,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin harcın da istek halinde temyiz edene iadesine, 11/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.