Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/2943 E. 2018/9805 K. 04.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2943
KARAR NO : 2018/9805
KARAR TARİHİ : 04.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

A) Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi:
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı; önceden doğan borç sebebiyle suça konu bonoların düzenlenip kullanılmasından ibaret fiilde, dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mâhkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre; 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesindeki objektif ve subjektif koşulların bulunup bulunmadığı tartışılarak “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden ve denetime imkan verecek şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, “koşulları oluşmadığından” şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
B) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 sayılı, Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarih ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanunu’nun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesi uyarınca bonoda düzenlenme tarihi ve yerinin yazılı bulunması zorunludur. Dosya arasında asılları bulunan suça konu bonolarda tanzim tarihi ve yerinin yazılı olmadığının anlaşılması nedeniyle, sanığa yüklenen fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2. Kabule göre:
a) Dosya kapsamına göre, farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil bulunmayan suça konu bonoların aynı tarihte katılana verildiğinin anlaşılması karşısında; zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı, sahte belge sayısı dikkate alınarak TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması,
b) İddianamede sanık hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, belirtilen maddenin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
04.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.