Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/4356 E. 2018/9816 K. 04.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4356
KARAR NO : 2018/9816
KARAR TARİHİ : 04.12.2018

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan; mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan; mahkumiyet

A) Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesi:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin CMK’nin 264/2. maddesi uyarınca itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline İADESİNE,
B) Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafileri ve katılanın vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesi:
1. Doktor olan sanık …’ın içeriği itibarıyla sahte reçete düzenlediği, … Optik isimli iş yerinin sahipleri olan diğer sanıklar … ve …’nın da doktor olan sanığı azmettirdikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sahteliği kabul edilen reçetelerin asıllarının getirtilip sanık …’e gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması; kendisine ait olmadığını söylemesi hâlinde, reçetelerdeki yazı ve imzaların sanık …’e ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması; adlarına reçete düzenlenen hastalar veya yakınları tanık sıfatıyla dinlenerek, suça konu reçetelerin muayene sonucu düzenlenip düzenlenmediğinin, reçete tarihi itibarıyla hangi hastane veya poliklinikte kime muayene olduklarının, sanıkları tanıyıp tanımadıklarının, reçete muhteviyatındaki gözlüklerin …. Optik’ten eksiksiz olarak alınıp alınmadığının, reçetelerin arkasındaki imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması; gerekirse tanıklar ile sanık …’in yüzleştirilmesi ve reçetelerin arkasındaki imzaların tanıklara ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2. Kabule göre; hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 04.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.