YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8992
KARAR NO : 2018/14527
KARAR TARİHİ : 18.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
7035 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 291. maddesinin 1. fıkrasının İstinaf Mahkemelerinden verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlendiği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin CMUK.nun 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, sanığın yokluğunda verilen hükümde temyiz süresinin “15 gün olarak” belirtilerek bu hususta duruksamaya neden olunduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin 09.07.2018 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafinin, cezaların şahsiliği ilkesine aykırı hareket edildiğine, sanığın suç kastının olmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.12.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
TCK.nun 292/1. maddesinde hükümlü ya da tutuklunun tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçması cezalandırılmış, suçun birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde cezanın bir katına kadar arttırılması öngörülmüştür. Birlikte işlenmiş sayılması için başlangıçtan itibaren birlikte karar alınmış olması zorunlu değildir. Ancak hepsinin (birlikte) firar etmesi gereklidir. Suç oluşturan fiil ise cezaevinden kaçmayı sağlayan serbest hareketli fiillerdir.
Özgü suçlardan olup, suçun faili hükümlü ya da tutuklu olmalıdır. Bu suçta kural olarak, iştirake ilişkin genel hükümler uygulanamayacağı, eylemleri ile firarın gerçekleşmesini sağlayan kişilerin kural olarak bu suçun özgü suç olması nedeniyle (TCK.nun 40/2) yardım eden olarak sorumlu tutulacağı düşünülse de TCK.nun 294. maddesinde tutuklu veya hükümlünün kaçmasına imkan sağlama eylemi müstakil bir suç olarak düzenlenmiştir. “Failin şerikliğe göre asliliği ilkesi” uyarınca bu kişilerin yalnızca TCK.nun 294. maddesinde düzenlenen “kaçmaya imkan sağlama” suçunun faili olarak sorumludurlar.
Nitekim TCK.nun 294. maddesinin gerekçesinde “…Aslında bu fiiller gözaltına alınanın, tutuklunun veya hükümlünün kaçması suçlarına iştirak niteliği taşımaktadır. Ancak, izlenen suç siyaseti gereğince, bunların bağımsız suç olarak tanımlanması gereği duyulmuştur…” ifadesine yer verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; iddia ve kabule göre; … Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın aynı cezaevinde hükümlü olarak bulunan …’un kendi sırtına basarak tel örgülerin üzerinden atlayarak kaçmasına yardım ettiği olayda sanığın eyleminin TCK.nun 294/2. maddeleri kapsamında düzenlenen kaçmaya imkan sağlama suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle CMUK.nun 326/son maddesi gözetilerek hükmün bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun onama görüşüne iştirak etmiyoruz.18.12.2018