YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7791
KARAR NO : 2018/24461
KARAR TARİHİ : 12.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 02/04/2018 gün ve 2016/27218 Esas – 2018/6230 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; bu karara karşı, taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki sair karar düzeltme istekleri HUMK.nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın tamamının bedeline hükmedildiği halde 211,87 metrekaresinin davacı idare adına tesciline karar verildiği,
2- Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki geçit hakkı şerhi nedeniyle değer azalışı uygulanması doğru olduğu,bu defa yapılan incelemede anlaşılmakla;
Dairemizin 02.04.2018 gün ve 2016/27218Esas-2018/6230 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki … Mahallesi, 4808 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki 99,40m²’lik eski irtifak hakkı nedeniyle meydana gelecek değer düşüklüğü oranına göre belirlenecek miktarın kamulaştırma bedelinden indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmazın tamamının bedeline hükmedildiği halde 211,87 metrekaresinin iptal edilerek davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi,
3- 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün, yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.