YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1467
KARAR NO : 2018/26588
KARAR TARİHİ : 10.12.2018
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmediğini iddia ettiği fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının davalı firmayı haksız bir şekilde Alo 170 hattına şikayet ettikten sonra kendisinin işi bıraktığını ve işyerinde fazla çalışma yapılmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda; davacı işçi, haftanın 6 günü 07:30-17:00 saatleri arasında çalıştığını iddia ederken, davalı yan işyerinde fazla çalışma yapılmadığını savunmuştur. Mahkeme huzurunda dinlenen davacı tanıklarının davalı işverenliğe ait işyerinde çalışmalarının bulunmaması nedeni ile davacının çalışmasına tanıklık etmelerinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre, davacının haftanın 6 günü 07:30-17:00 saatleri arasında çalıştığına dair iddiasının, kendisi ile aynı işyerinde çalışan ve tüm çalışma dönemine şahit davalı tanıklarının beyanları ile doğrulandığı açıktır. Bu çalışma düzenine göre davacının haftalık 6 saat fazla çalışma yaptığının anlaşılmasına karşın, mahkemece hatalı değerlendirmeye dayalı olarak fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.