YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4896
KARAR NO : 2012/701
KARAR TARİHİ : 09.02.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca verilmesi gereken arsa payının nakit karşılığından şimdilik 10.000,00 TL’sinin tahsili istemiyle açılmış, 24.03.2009 tarihinde harcı ödenmek suretiyle dava miktarı 113.158,00 TL olarak ıslah edilmiştir. Davalı zamanaşımı def’inde bulunmuş, ayrıca kaçak inşaat yaptığı için bedel talep edemeyeceğinden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kaçak inşaat nedeniyle yıkım kararı bulunduğundan pay devredilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalının murisi arasında imzalanan 07.01.1997 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafından 02.10.1997 tarihinde ruhsatı alınarak yapılan inşaatın kaçak kat ilavesi nedeniyle bu kısmın belediyesince yıkımına karar verilmiş, ancak arsa maliki ve sonradan pay satın alanlar tarafından açılan izale-i şuyu davası sonucu, arsa ve binanın mevcut haliyle 350.000,00 TL bedelle satışına karar verilmiş, satış bedeli tapu malikleri arasında paylaştırılmıştır. Davacı, teras katta kaçak imalât yaptığından sözleşme uyarınca edimini ifa ettiğinden ve bedelin tamamına hak kazandığından sözedilemez. Bu nedenle kalan payın tamamının verilmesini isteyemez. Ne var ki yasal olarak gerçekleştirdiği imalât da satışa konu olduğundan bu imalâttan davacının 83/133 payına isabet eden bedeli hesaplanarak bundan kaçak kısım ve bunların yıkılması, yasal hale getirilmesi için gereken masraflar ile daha önce devri yapılan 40/133 arsa payı karşılığı hesaplanarak mahsup edildikten sonra varsa kalan bedelin hüküm altına alınması gerekir. Bu hususlar gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.