YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14950
KARAR NO : 2018/19013
KARAR TARİHİ : 21.11.2018
MAHKEMESİ :…… Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı 3.kişi vekili ile davalı borçlu vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekili, 01.10.2013 tarihinde mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini öne sürerek asıl davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı alacaklı vekili, karşı dava olarak açtıkları tasarrufun iptali ve 3. kişinin …… davası yönünden asıl …… takibinin yapıldığı yer Mahkemesi olan … Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket ve İsmail Gülel vekili duruşmada alınan beyanında; takip dayanağı ilamın Yargıtayca bozulduğunu açıklayarak dava konusu haczin düşme ihtimaline binaen bu hususun bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; …… davalarının asıl …… takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılabileceği, davalının yerleşim yeri ile asıl …… takibinin yapıldığı yerin … İli sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile dava ve karşı dava yönünden Mahkemenin yetkisizliğine, yasal süresi içerisinde başvuru halinde dosyanın yetkili … …… …… Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,kararı davacı-karşı davalı 3.kişi ve bir kısım borçlular vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı …… iddiası ile alacaklının karşı dava olarak İİK’nin 97/17 maddesi gereğince açtığı tasarrufun iptali talebine ilişkindir.
Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup; bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’un 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nin yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nin 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre …… davalarının asıl …… takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. 6100 sayılı HMK’nin 7/1. maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. Bunların yanısıra HMK’nin 14/1. maddesi gereğince bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin …… davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. HMK’nin 19/4. madde hükmüne göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (re’sen) yetkisizlik kararı veremez.
Bu kapsamda, eldeki davaya gelince; davalı borçlu İsmail Gülel’in adresinin Korkuteli olduğu, borçlu şirketin ise şube adresinin Korkuteli olduğu, 6100 sayılı HMK’nin 7/1. ve 14/1. maddeleri gereğince Mahkemenin yetkili olması nedeniyle, yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı üçüncü kişi vekilinin ve bir kısım borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 21.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.