Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2017/10669 E. 2018/21983 K. 22.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10669
KARAR NO : 2018/21983
KARAR TARİHİ : 22.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki … ili, …. ilçesi, …. köyü 748 ada 10 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki ağaçlara maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, zeminine emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması ve dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan dava konusu taşınmaza göre yüzölçümü büyük bir taşınmazın emsal alınması doğru olmadığı gibi, emsal alınan … Mahallesi 4490 ada 13 parsel sayılı taşınmaz satışının serbest satış olmadığı, anonim şirkete satış olup, özel amaçlı olduğundan bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda taşınmaz üzerinde bulunan yapının bedelinden eksik imalat sebebiyle % 5 oranında indirim yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ise herhangi bir eksik imalattan bahsedilmeden hesaplama yapıldığı halde raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca kıymet takdir raporunda taşınmaz üzerinde betonarme duvar vasfında yapı olduğu tespit edildiği halde gerekçesi açıklanmadan bu yapı bedelinin hesaplamaya dahil edilmemesi,
3)Kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü, geometrik durumu, bilirkişi raporundaki özelliğine ve belediye imar yazısına göre %40 oranında değer kaybı olacağı gözetilmeden yazılı şekilde eksik bedele hükmedilmesi,
4)Tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasında bloke edilen bedelin mahsubu ile bakiye bedele 19.04.2015 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faiz hükmü kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
5) 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı iare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.