Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/10440 E. 2018/18589 K. 13.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10440
KARAR NO : 2018/18589
KARAR TARİHİ : 13.11.2018

MAHKEMESİ : … …… Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … ……… 13. …… Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı şirket vekili tarafından …… yoluna başvurulması sonunda … …… Mahkemesi 35. Hukuk Dairesince …… başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin …… Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı alacaklı 01.09.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 30.05.2016 tarihinde başlattığı …… takibi ile yıllık peşin ödenmesi gereken kira bedeli 72.600,00 TL’nin işlemiş faiziyle birlikte tahsili isteminde bulunmuş, ödeme emri davalı borçlu şirkete 01.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu kefil adına gönderilen tebligat iade edilmiştir. Davalı borçlu kiracı şirket 07.06.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, muaccel hale gelen herhangi bir borçlarının bulunmadığını, mükerrer takip yapıldığını, takibe konu kira sözleşmesi ile ilgili olarak taraflarınca açılan iki adet dava olduğunu, bu davaların halen derdest olduğunu bildirerek borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Davalı borçlu kefil 02.06.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, … …… müdürlüğünün yetkisiz olup, yetkili …… müdürlüğünün … …… Müdürlüğü olduğunu, ayrıca alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirerek yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı …… mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacı alacaklının aylık kira parasının süresinde ödenmemesi sebebiyle takip yaptığı, kira borcunun kabul edilmesinden sonra, borcun ödendiğinin İİK’nin 68/1 maddesinde sayılan belgelerden biri ile ispatlanması gerekmesine rağmen borçlu tarafından belge ibraz edilmediği, ayrıca dosyada mevcut denetime müsait alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında gösterildiği üzere davacının davasının kabulü ile davalı tarafın haksız itirazının kaldırılmasına, takibin devamına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı kiracı şirket vekili tarafından …… yoluna başvurulması üzerine, …… Mahkemesince, davaya konu takibin 01/09/2015 tarihinden itibaren 1 yıllık kira bedeline ilişkin olduğu, bu nedenle 2014 yılına ait …… takibine konu alacakla mükerrer olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davalı şirketin ödeme olgusunu ispat külfetini yerine getiremediği, ancak davacının 30 günlük süre dolmadan dava açması nedeniyle tahliye koşullarının oluşmadığı, diğer davalı …’ın kefil olması nedeniyle her ne kadar TBK ilgili hükümleri gereği takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış ise de kefilin …… talebi bulunmadığı gerekçesiyle sair …… taleplerinin reddine, ancak, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olduğundan tahliye kararı verilmesinin yanlış olduğu, buna göre …… başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının tahliyeye ilişkin bölümünün kaldırılmasına, tahliye talebinin reddine, sair …… taleplerinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının diğer kısımlarının aynen geçerli olduğuna karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, …… Mahkemesi kararının hüküm bölümünün “1” nolu bendinde; …… başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne karar verilip, ilk derece mahkemesi kararının tahliyeye ilişkin bölümünün kaldırılmasına, “2” nolu bendinde; davalı kiracıya ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olduğundan tahliye talebinin reddine, “4 ve 5” nolu bendinde; Sair …… taleplerinin reddine ve İlk Derece mahkemesinin kararının diğer kısımlarının aynen geçerli olduğuna, karar verilmiştir.
…… Mahkemesi kararında yer alması gereken hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, “Tarafların iddia ve savunmalarının özeti”, “İlk Derece Mahkemesi kararının özeti”, “İleri sürülen …… sebepleri” ve “Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” …… Mahkemesi kararında yer alması gereken zorunlu hususlardandır. HMK’nin 359 maddesinde …… mahkemelerinin kararında nelerin yer alacağı açıklanmış olup, 359/2 maddesinde ise “hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü getirilmiştir. Oysa bahsi geçen hükmün 4 ve 5.bendinde yukarıda belirtildiği şekilde taleplerden hangilerinin kabul ve hangilerinin reddedildiğinin açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterildiğinden söz edilemez. O halde, yukarıda açıklanan HMK’nin 359/2. maddesi düzenlemesi gözetilerek, taleplerden her biri hakkında tek tek hüküm kurulması gerekirken, “ilk derece mahkemesi kararının diğer kısımlarının aynen geçerli olduğuna” dair karar verilmesi hatalı olup, HMK’nin 359 maddesi gereğince hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan …… Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren …… Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.