YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14780
KARAR NO : 2018/19130
KARAR TARİHİ : 23.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, tarafların murisinden intikal eden dava konusu 671, 857 ve 287 …… sayılı taşınmazların yıllardır davalı tarafından ekilip biçildiğini, vekil edenlerinin bu kullanıma muvafakatının bulunmadığını açıklayarak, 2008-2013 dönemlerine ilişkin olarak 10.000 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, 17.9.2014 tarihli dilekçesi ile talebini 13.764 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, intifadan men ihtarı ile dava tarihi arasında 35 günlük bir sürenin bulunduğu ve bu süre içinde tarımsal faaliyet yapıldığına dair herhangi bir bilgi bulunmadığı, keşif anında taşınmazda boş bırakılan alanların bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Somut olayda; her ne kadar yazılı gerekçe ile ret kararı verilmiş ise de Mahkemenin bu gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır.
Yargılama sırasında 26.6.2014 tarihli duruşmada davalı tanığı olarak dinlenilen tarafların annesi …’nin, “davacıların, yaklaşık iki yıldır, dava konusu taşınmazları davalının ekmesini istemediklerini” beyan ettiğine, dosyaya sunulan 20.5.2014 ve 26.11.2014 tarihli bilirkişi raporlarında, taşınmazlarda davacıların kullanımına uygun boş yerlerin bırakılmamış olduğunun bildirildiğine, kaldı ki davaya konu 287 …… sayılı taşınmazda davalı taraf payını 25.2.2009 tarihinde satarak paydaş olmaktan çıkıp üçüncü kişi konumuna geçmiş olduğundan, bu tarihten sonra intifadan men şartının gerekli olmadığına, hal böyle olunca, tanık …’nin beyanında geçen süre dikkate alınmak suretiyle 671 ve 857 …… sayılı taşınmazlar, davalının payını sattığı 25.2.2009 ila davacıların payını sattığı 30.12.2011 tarihleri esas alınmak suretiyle de 287 …… sayılı taşınmaz yönünden, usulüne uygun olarak yapılacak araştırma inceleme sonucunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak rapor neticesinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.