Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/5519 E. 2018/10030 K. 06.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5519
KARAR NO : 2018/10030
KARAR TARİHİ : 06.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belgeleri ibraz etmeme ve sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

A-Sanık hakkında “defter ve belge ibraz etmemek” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5271 sayılı CMK’nin 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada, defter ve belgeleri ibraz etmeme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı halde, sabıkası bulunmayan ve hakkında takdiri indirim uygulanarak cezası ertelenen sanık hakkında “mağdurun zararı giderilmediğinden” bahisle yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
2-Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunda, suç tarihinin ibraz için verilen yasal sürenin bitimini izleyen tarih olduğu dikkate alındığında, “28.07.2011” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına “2011” şeklinde eksik yazılması,
3-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
B-Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında abisinin tanıdığı bir şahsın üzerlerine atölye açtığını, noterliğe gittiklerini ve atölyenin açılış belgelerinin düzenlendiğini, eşinin iki ay bu atölyede ustabaşılık yaptığını ve belirli bir miktarda maaş aldığını, iki ayın sonunda …adındaki şahsın atölyenin kapanacağını söylediğini, hiç bir fatura imzalamadığını, şirketin bulunduğu belirtilen adreslerde hiç oturmadıklarını, …ile…’un Metris cezaevinde olduklarını beyan etmesi, yazılan müzekkereler sonucu…’ün cezaevinden tahliye edildiği bilgisinin verilmesi ile böyle bir şahsın gerçekte var olduğunun anlaşılması, sanığın temyiz dilekçesinde… isimli kişinin kimlik bilgilerini ele geçirerek adına paravan bir şirket kurduğunu bildirmesi, suça konu faturalardaki imzaların dosyada imza örnekleri alınan sanığa aidiyeti konusunda herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığının da tespit edilmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; faturaları kullanan kişi/şirket yetkilileri dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması, sanığın savunmasında belirttiği …ve… isimli şahısların açık kimlik ve adres bilgilerinin araştırılarak tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, gerekirse imza örnekleri alınarak dosya arasında bulunan iki adet fatura ile kanaat oluşturacak sayıda temin edilecek faturalar üzerinde yer alan imzaların sanığa ve bu kişilere ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra toplanan tüm delillere göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Her takvim yılı içinde düzenlenen faturaların ayrı suçları oluşturması, ancak aynı takvim yılına ait birden fazla fatura düzenlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sahte fatura düzenlemek suçunda sonuç ceza miktarı itibariyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.