Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/17935 E. 2018/19247 K. 26.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17935
KARAR NO : 2018/19247
KARAR TARİHİ : 26.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı karşı davalı … Dursun vekili, tarafların boşanma dava tarihi itibariyle … Şubesi ………sında 816,98 gr altın ve 5,95 gr gümüş bakiyeli hesaplarının bulunduğunu, davacının evlenmeden önce ……… Şubesinin 6788892 nolu hesabında 10.000 TL, …… nolu hesabında 20.000 TL, …… nolu hesabında 27.216 TL parasını ve düğünde kendisine takılan 7 adet …(15 gr), 26 … altın, 5 adet … ve bu esnada elde edilen geliri davalıya verdiğini, davalının bununla ………sında altın ve gümüş hesabı açtırdığını, hesabın açıldığı dönemde yaklaşık 120.000 TL yatırım yapıldığını, davacının şirketi olduğunu, altın ve gümüşlerin bu şirketin kazanımları sonucu elde edildiğini açıklayarak, davacının kişisel malları olan 7 adet bilezik, 26 çeyrek altın,5 adet yarım altının, 1 adet cumhuriyet altınının aynen, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi, evlilik öncesi edindiği kişisel parası olan 57.216 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi, hesaptaki diğer miktarın edinilmiş mallara katılma rejimi doğrultusunda yarı bedelinin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 80.448 TL olarak göstermiştir.
Davalı-karşı davacı …, ………sındaki altın hesabını 11.07.2012 tarihinde yasal yolla tahsil edip kapattığını; bu nedenle verilen tedbir kararına itiraz ettiğini, davacının kendi şahsi parasını ve ziynet eşyalarını kendisine verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, evlenmeden önce……… Şubesindeki şahsi hesabında bulunan parasını evlendikten sonra ………sındaki hesaba aktararak yatırım amacıyla altın hesabı açıldığını, hesaptaki 20.000 TL nin ev alacağı düşüncesi ile babası …’dan kısa aralıklarla aldığı emanet para olup, hesaptaki 17.500 TL’nin ise babası …’a ait 42 RP 035 plakalı aracın vekaletine istinaden davalı tarafından satılması sonucu emanet duran satış bedeli, dolayısı ile ………sındaki hesabın açıldığı tarihte mevcut olan 20-40 bin TL civarı paranın evlilik öncesi şahsi parası, yukarıda belirtilen
paraların da kişisel paraları olduğunu, ziynetlerle ilgili talep ve iddiaların doğru olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuş davacı-karşı davalıya ait ………… şirketinin evlilik tarhinden boşanma dava tarihine kadar faaliyetleri sebebi ile elde ettiği gelirin yarı oranında değerinin kendisine ödenmesini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5000 TL nin karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne; davacı-karşı davalının banka hesaplarına yönelik talebi ile ilgili olarak evlilik birliği içinde hesaplarda biriken 52.885 TL üzerinde yarı oranında katılma alacağı olduğu, bu nedenle 26.442 TL alacağın davalıdan tahsiline, 7 adet 22 ayar bileziğin aynen iadesi, olmadığı takdirde 8.295 TL nin davalıdan tahsiline, 21 adet çeyrek altının aynen iadesi, olmadığı takdirde 3.003 TL nin davalıdan tahsiline, 2 adet yarım altın aynen iadesi, olmadığı takdirde 570 TL nin davalıdan tahsiline, 1 adet cumhuriyet altının aynen iadesi, olmadığı takdirde 571 TL nin davalıdan tahsiline; karşı davanın ise davaya konu şirketin 15.01.2007 tarihinde yani evlilik birliğinden önce kurulmuş olması sebebiyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan şirkete yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı-karşı davacının banka hesapları ve ziynetlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar, 22.10.2011 tarihinde evlenmiş, 11.07.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179).
Dava dilekçesinde davacı vekilinin talepleri ile ilgili olarak mahkemece davalının ………sında bulunan hesabı yönünden, 26.442 TL alacağa ayrıca ziynetlerle ilgili davanın da kabulüne karar verilmiş ise de, iddia da dikkate alınarak Banka hesabındaki para içerisinde ziynetlerin bozdurulması ile elde edilen paranın olup olmadığı hususunda tereddüte düşülmüştür. Dosyada birden fazla banka hesabı ve hesap hareketlerinin olduğu, ayrıca davacının …… Bankasındaki hesabına ilişkin hesap hareketlerinin de bulunduğu, fakat bu hesaptan davalı erkeğin ………sındaki hesabına aktarılan para olup olmadığı, ………sındaki hesabın ilk açıldığı tarihten itibaren bu hesaba toplu para veya altın yatırılıp yatırılmadığı, yatırılmış ise bu miktarlar içinde ziynetlerin de bulunup bulunmadığı bakımından, hesapların ilk açıldığı tarihten itibaren tüm hesap hareketlerinin getirtilerek, konusunda uzman bankacı bilirkişi veya serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi aracılığı ile banka hesapları ve birbiriyle para aktarmaları yapılan EFT, havale ve altın alımları ile ilgili tüm hususlar değerlendirilmek sureti ile açıklığa kavuşturulması, sonrasında banka hesabındaki miktarın kişisel ve edinilmiş mal olabilecek kısımlarının tespit edilmesi, buna göre mükerrer tahsilatın da önlenmesi bakımından oluşacak duruma göre ziynetlerle ilgili ayrı hüküm kurulabileceğinin gözetilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın, incelenmesi uzmanlık gerektiren banka hesapları üzerinde mahkeme hakimi tarafından bizzat değerlendirme yapılarak hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Davalı erkeğin İş Bankası hesabı yönünden Mahkemece kişisel mal kabul edilen 21.100 TL’nin boşanma dava tarihi itibari ile 20.002 TL olduğu hesap hareketlerinden görülmekle, miktarda yapılan hata davalı lehine olup, aleyhe bozma yasağı gözetilerek bu

husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalı erkeğin babası adına kayıtlı olduğu ihtilafsız 42 RP 035 plakalı aracın 09.12.2011 tarihinde 17.950 TL bedelle satıldığı ve aynı tarihte davalının ………sındaki hesabına 17.000 TL yatırılması karşısında bu miktarın davalının babasına ait aracın satımından gelen kişisel mal olduğunun kabulü gerekirken, davalının hesabına aynı gün yatırılan 17.000 TL nin Mahkemece karar verilirken gözetilmemesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ : Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.