YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17788
KARAR NO : 2012/24809
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde yargılamanın iadesi istenilmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir kararının kaldırılması cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında sonuçlanmış bulunan tedbir nafakası davası sırasında sahte belge ile kocanın aylık gelirinin 5.000 TL olarak gösterildiğini, kararın da bu belgeye dayanılarak verildiği, Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını belirterek yargılamanın iadesini talep etmiştir.Davacı vekili 06.06.2012 tarihli dilekçesi ile de davacıya ait aracın satışının yapıldığını, ihale bedelinin alacaklıya ödenmesi halinde zararın tazmin edilemeyeceğini, teminat karşılığında ihale bedelinin alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş, 06.06.2012 tarihinde de %15 teminat karşılığında paranın alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine dosya re’sen ele alınarak 12.06.2012 tarihinde nafaka alacağı olduğundan itirazın kabulüne ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş; bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda temyize konu edilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin kararın 6100 sayılı HMK yürürlükte olduğu dönemde verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK geçici 3.maddesi gereğince; “bölge adliye mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.”İhtiyati tedbir kararı geçici nitelikte bir önlem olduğundan durum ve şartların değişmesi halinde değiştirilebileceğinden buna ilişkin mahkeme kararının temyiz edilme olanağı yoktur. Gerçekten, HUMK 427.maddesine göre temyiz mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı başvurulacak kanun yoludur.Bu durumda 1086 sayılı HUMK’nun 101. ve sonraki maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararları aynı kanunun 427. ve devamı maddelerine göre temyiz yolu ile incelenemediğinden, davacılar vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararına yönelik temyiz hakkı bulunmadığından temyiz talebinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.