YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2032
KARAR NO : 2018/9908
KARAR TARİHİ : 20.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62/1, 52/2-4, 53/1, 58/7. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda uzlaşma işlemleri yapılarak, tarafların uzlaşamadıkları anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hükümden önce 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlar’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri düzenlenmiş ve sanığın tekerrüre esas alınan ilamına konu hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, öncelikle tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Suç tarihinde sanık …’ın, müşteki …. ye ait telefonu kendisine ait telefondan arayarak kendisinin diş doktoru…. olduğunu, işyerinden çıkamadığını, …. dan misafiri olduğunu, bu şahsa acil olarak 14.000 TL’lik altın ödemesi yapması gerektiğini, dışarıya çıkamadığını, altınları işyerine gönderdiğinde parayı elden ödeyeceğini söylediğini, müşteki…. nin de altınları göndermeyi kabul ederek 13.450 TL’lik mega bilezik diye tabir edilen 22 ayar 7 dal altın bilezik hazırlayıp işyerinde çalışan tanık …’e, teslim etmek amacıyla verdiği, daha sonra tanık …’in,…. e ait işyerine gittiği, burada sanık …. ‘ın kendisini …. olarak tanıtarak tanık …’in getirmiş olduğu altınları teslim aldığı ve tanık …’e ödemeyi eşim …. yapacak diyerek olay yerinden ayrıldığının iddia edildiği olayda; sanığın alınan savunmasında atılı suçlamayı kabul ettiği, sanık ikrarı, katılan ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın hükümlerin uygulanmadığına ve beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA 20/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.