Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/2071 E. 2018/16730 K. 03.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2071
KARAR NO : 2018/16730
KARAR TARİHİ : 03.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.10.2018 … günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, vekil edeni şirketin 33 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının ise söz konusu taşınmazda bulunan binanın giriş katında fuzuli şagil olduğunu, buna ilişkin 10/06/2011 tarihinde davalı şirket aleyhine 2011/330 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davalının haksız el atmasının önlenmesi ile dava tarihi olan 10/06/2011 tarihine kadar ecrimisil alacağının davalıdan tahsiline karar verildiğini, dosyanın halen temyizde olduğunu belirterek sonraki işgal dönemi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ileride ortaya çıkacak meblağa arttırılmak koşulu ile, 10.000 TL haksız işgal tazminatının 11/06/2011 tarihinden itibaren her bir …… dönem için tahakkuk döneminden sonra ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. 01/10/2015 havale tarihli dilekçesi ile, davasını bilirkişi raporunda belirlenen 391.190,15 TL üzerinden ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin dava konusu taşınmazda fuzuli şagil olmadığını, davacının daha önce açmış olduğu 2011/330 Esas sayılı dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, toplam 391.190,15 TL ecrimisil alacağının 11/06/2011 tarihinden itibaren her bir …… dönem için ay be ay işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş hüküm duruşma talepli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince,
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 33 parsel sayılı taşınmazın son malikinin 10/04/2013 tarihinde satın alma yolu ile dava dışı ……… Şirketi olduğu, davalı şirketin taşınmazda malik olmadığı, taşınmazın tedavülüne ilişkin tapu kayıtlarının dosya arasında bulunmadığı, mahkemece ecrimisil tazminatının hesaplanması konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi tarafından dava tarihi olan 17/05/2013 tarihine kadar olan ecrimisil bedelinin hesaplandığı ve bahse konu rapor uyarınca davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.
Somut olayda, dosya arasında yer alan tapu kaydına göre son malik dava dışı ……… Şirketi olup, söz konusu şirket 10/04/2013 tarihinde satın alma yolu ile malik olmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza ilişkin önceki malikleri gösterir tedavüllü tapu kaydı getirtilmeden, davacının tapuda malik olmadığı dönemi de kapsar şekilde tazminata hükmedilmiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu taşınmaza ilişkin tedavüllü tapu kayıtlarının dosya arasına alınması, davacının dava konusu taşınmazı dava dışı üçüncü kişiye satış tarihinin tespit edilmesi ve davacının malik olduğu döneme ilişkin ecrimisil hesap edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır. Bu husus gözetilmeden davacının tapuda malik olmadığı dönemi de kapsar şekilde tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.