YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1769
KARAR NO : 2019/364
KARAR TARİHİ : 24.01.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 166/1. maddesi uyarınca; kural olarak aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar. Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır. HMK 166/4. maddesine göre davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır.
Taraflar arasında 08.12.2009 günlü düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış; davacı yüklenici, davalı arsa sahiplerinin sözleşme uyarınca kendisine isabet eden dairelerin tapularını vermeyerek haksız muaraza oluşturdukları iddiası ile muarazanın ve davalıların taşınmazlara müdahalelerinin önlenmesi suretiyle inşaatta kalan eksiklerin tamamlanması için yeterli makul sürenin kendisine verilmesini, sözleşmeye göre kendisine verilmesi gereken 1147 ada 7 nolu parselde bulunan 3 ve 4 nolu dairelerin tamamı ile 1 nolu dairenin %50’sinin tapularını daireleri sattığı 3. kişilere vermek için yetki verilmesini talep etmiştir. Davalı arsa sahipleri yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/583 Esas sayılı dosyasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin silinmesi ve nama ifaya izin verilmesi istemiyle açtıkları dava ile iş bu dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu iddiasıyla her iki davanın birleştirilerek birlikte görülmesi gerektiğini
savunmuşlardır.
Mahkemece … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden birleştirme konusunda görüş sorulmuş; … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/583 Esas sırasında kayıtlı davada 15.12.2014 günlü müzekkere cevabında davanın birleştirilmesine muvafakat etmediğini belirtmiş; 12.03.2015 günlü 11. celsede iş bu temyiz incelemesine konu olan … 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/225 Esas sayılı davanın bekletici mesele yapılmasına karar vermiştir. Ne var ki … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/583 Esas sırasında kayıtlı arsa sahiplerinin yüklenici aleyhine nama ifaya izin verilmesi talebiyle açtıkları davanın tarafları ile temyiz incelemesine konu bu davanın tarafları aynı olduğundan ve uyuşmazlık da aynı sözleşmeden kaynaklandığından, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakta olup, kaldıki aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzen ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde muvafakata da gerek olmaksızın her iki davanın birleştirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda her iki davanın konusu ve tarafları bakımından aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan, davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceğinden, iki davanın birlikte görülmesinde, gerek usûl ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır. Mahkemece bu davanın … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/583 Esas sayılı davası ile birlikte görülüp, sonuçlandırılması gerektiğinden, 6100 sayılı HMK 166. maddesi uyarınca birleştirme kararı verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 24.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.