Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/2083 E. 2018/16832 K. 04.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2083
KARAR NO : 2018/16832
KARAR TARİHİ : 04.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : …… Ve Elatmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün …… yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ……ya tabi olduğu anlaşılmış ve …… için 04.10.2018 … günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. …… günü temyiz eden taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan davacı vekili ……… …… Karaoğlan geldi. ……ya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra ……ya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin 6814 ada 6 parselde bulunan zemin … kat 19 numaralı ………ın maliki olup bu taşınmazı müvekkilinin dava dışı …’dan aldığını, …’ın müvekkilinden habersiz taşınmazı davalıya 15.09.2013 başlangıç tarihli ……… sözleşmesi ile ………ladığını, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen taşınmazın ……… edilmediğini ve …… de ödenmediğini belirterek, davalının davaya konu edilen 6814 ada 6 parselde bulunan zemin … kat 19 numaralı taşınmaza ………ünün menine, ………sine ve 15.09.2013 tarihinden itibaren aylık 1500 TL …… bedelinin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müdahale talebini kabul ettiklerini, vekil edeninin davaya konu edilen taşınmazı boşalttıklarını, taşınmazın … isimli kişiden ve ……çılık yapan bir şirketten ………landığını, …… talebini kabul etmediklerini, asıl sorumlunun … olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davacının men’i müdahale talebinin kabulü ile, Dava konusu … İli, …… İlçesi, …… Mahallesi’nde kain, 6814 ada, 6 parsel üzerinde bulunan, …… … kat 19 nolu, “………” vasfındaki bağımsız bölüme yönelik, davalinin müdahalesinin men’ine, davacının …… talebinin kabulü ile, 14.500,00 TL. …… bedelinin, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi ve …… isteklerine ilişkindir.
Mahkeme tarafından, davalının dava konusu 6814 ada, 6 parsel üzerinde bulunan, zemin … kat 19 nolu, “………” vasfındaki bağımsız bölüme müdahalesine yönelik olarak kabul kararı verilmiş ise de;bu taşınmazın yargılama sırasında boşaltılıp boşaltılmadığı kesin olarak belirlendikten sonra meni müdahale talebi hakkında bu tespite göre bir karar verilmesi gerekir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ……, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı……… Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu ……… sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. ……, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı ……… geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ……in kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay……… Kararı ve Yargıtay’ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca …… davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtilmelidir ki, …… hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin …… talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda ……… esasına göre talep varsa, taraflardan emsal ……… sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki ……… bedelleri araştırılıp, varsa emsal ……… sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, ……… geliri üzerinden …… belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği ……… parası, emsal ……… sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için …… değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara …… artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporu, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilimsel verilere uygun, hüküm vermeye ve denetime elverişli değildir.
Bu haliyle hüküm, gerek el atmanın önlenmesi gerekse de …… alacağı yönünden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verilmiş olup, az yukarıda bahsi geçen eksiklikler giderilmek suretiyle oluşacak neticeye göre hüküm verilmesi gerekirken bu hususların gözardı edilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.