Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2018/7935 E. 2019/885 K. 22.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7935
KARAR NO : 2019/885
KARAR TARİHİ : 22.01.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak anılan maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-05.05.2014 tarihli olay ve görgü tespit tutanağı içeriği ile olay yeri basit krokisine göre; suça konu motosikletin müştekinin ikamet ettiği apartmanın giriş kısmında sol tarafta kat merdiveninin alt kısmından çalındığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde yazılı suça uyduğu gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanunun 141. maddesi ile hüküm kurulması,
2-05.05.2014 tarihli olay, yakalama ve CD çözümleme tutanağı içeriğine göre, mobese görüntülerinin incelenmesi üzerine olaydan sonra evinde yakalanan sanığın, suça konu motosikleti sakladığı metruk binanın yerini kolluk kuvvetlerine göstererek, motosikletin buradan hasarlı olarak müştekiye iadesini sağladığının, ancak motosiklette meydana gelen hasar nedeniyle gerçekleşen iadenin kısmi olduğunun anlaşılması karşısında, müştekiden soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 22.01.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.