Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/11992 E. 2013/14911 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11992
KARAR NO : 2013/14911
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.12.2006 gününde verilen dilekçe ile taşkın inşaat nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın değişik kabulüne dair 27.09.2012 tarihli temyiz edilmeden kesinleşen hükmünün maddi hatta düzeltim şerhine dair verilen 10.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, taşkın inşaat nedeniyle davacının zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili, inşaatı yapan asıl sorumlu mühendis aleyhine açmış bulundukları davanın neticesinin beklenmesini ve davanın bu şahsa ihbarını istemiş, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine göre temliken tescil talep etmiştir.
Mahkemece, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 3,96 m2 mesahalı yerin 3172 ada 9 no’lu parselden ifrazen … kaydının iptali ile … adına tesciline, 13.900,00 TL’nin davacıya ödenmesine, … Merkez … mahallesi 3172 ada 2 parsele yönelik davanın atiye bırakıldığından açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün temyiz edilmeden 25.12.2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra 10.05.2013 tarihinde hüküm sonucunda faiz başlangıcı yönünden ekleme yapılmıştır.
Davalı … vekili 10.05.2013 tarihli “maddi hata düzeltim tashih şerhi” kararını temyiz etmiştir.
Her ne kadar maddi hata düzeltim şerhi başlığı altında yapılmış ise de bu düzeltme işlemi HMK’nın 305. maddesi uyarınca tavzih işlemi niteliğindedir. Tavzihin nasıl yapılacağı ve usulünün ne olduğu aynı Yasanın 306. maddesinde gösterilmiştir. Bu yüzden mahkemece taraflar çağrılıp dinlenmeden dosya üzerinden inceleme yapılarak tavzih isteminin kabulü anılan Yasa kurallarına uygun düşmemiştir. Çekişmenin esasına gelince HMK’nın 305. maddesinin birinci fıkrasına göre tavzih hükmün yeterince açıklık taşımaması, infazında tereddüt doğurması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde olanaklıdır. İkinci fıkraya göre de hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve borçların tavzih yoluyla sınırlandırılmasına, genişletilmesine veya değiştirilmesine imkan olmadığı kuralı kabul edilmiştir.
Temyiz yoluyla incelenmesi mümkün olan bir husus yeniden yargılama yapılarak tavzih adı altında düzeltilemez.
Tavzih isteminin açıklanan nedenlerle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeplerle tashih şerhi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 10.05.2013 tarih “maddi hata düzeltim tashih şerhi” kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.