YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4403
KARAR NO : 2018/8904
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın “2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarına ait defter, kayıt ve belgeleri gizlemek” suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın, işyerinin gerçekte …’a ait olduğunu, mükellefiyetin kendi üzerine tesis edildiğini, tebligatın kendisine ulaşmadığını, imzasının taklit edilmiş olabileceğini savunması; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluşması; 213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesinde, incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuken geçerli olmaması nedeniyle, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1- 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait defter ve belgelerin varlığına dair tespitlerin bulunup bulunmadığının, sanığın işyerinin tebligat tarihinde faal olup olmadığının, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin vergi dairesinden sorulması;
2- …’ın CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık olarak dinlenmesi,
3- Tebliğ belgesindeki imzanın sanığa veya …’a aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Kabule göre de;
a) Suç tarihinde yürürlükte olan 5904 sayılı Kanun’la değişik 213 sayılı VUK’nin 359/a-2. maddesinde öngörülen temel cezanın alt sınırının 18 ay olduğu gözetilmeden, 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
b) Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunun işlenmesinden dolayı oluşan herhangi bir somut maddi zararın bulunmadığı gözetilmeden; kasıtlı suçtan sabıkası bulunmayan, duruşmadaki davranışları takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nin 62. maddesi uygulanan ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varıldığından hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, zararın giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c) Suç tarihi, defter ve belgeleri isteme yazısının tebliğ edildiği 20.01.2010 tarihinden 15 gün sonra olan 06.02.2010 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 24.08.2010 olarak yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.