Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/1994 E. 2018/17193 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1994
KARAR NO : 2018/17193
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanıklar …,….. müdafiinin temyiz dilekçeleri içeriğinden, sanıklar …,…. hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini sanıklar müdafii sıfatıyla temyiz ettiği ve yine katılan sanıklar …,… müdafiinin 15.01.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararı sanıklar müdafii sıfatıyla temyiz ettiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
1) 15.01.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine ilişkin kararda usul ve kanun’a aykırı bir yön bulunmadığından, sanıklar…,… müdafiinin ve sanıklar…,…. müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile redde ilişkin 15.01.2015 tarih ve 2014/110 Esas- 2014/818 Karar sayılı ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar …,… hakkında katılanlar …,… ‘e yönelik tehdit suçundan, sanık … hakkında katılan …’ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan …’nın kemik kırığına ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, yağma suçundan açılmış ayrı bir kamu davası bulunmadığı, TCK’nin 149/2. maddesi uyarınca “yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin de uygulanması gerektiği”, bu nedenle mahkemenin sanık … hakkında kasten yaralama

suçundan hüküm kurmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, ayrıca sanık … hakkında tehdit suçundan açılan bir kamu davası bulunmadığından, 29.05.2017 tarihli tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanıklar …,…. ‘in tehdit suçlamasını kabul etmemeleri ve tanıkların sanıkların katılanlar …,… a yönelik tehdit içerikli söz söylediklerine dair anlatımlarının bulunmaması karşısında; sanıklar …,… in üzerine atılı tehdit suçunu işlediklerine dair katılanlar …,… ın soyut iddiası dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle sanıkların atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b) Sanık …’ın katılan …’yı hem kemik kırığına hem de yüzde sabit ize neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık … ve …’ın olay tarihinde birlikte …’ın iş yerine gittikleri, kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri kumaşları almak istediklerini söyledikleri, … in malları vermek istememesi üzerine çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve kavgaya katılan …, temyiz dışı sanıklar … ve …’un da dahil oldukları, kavga sırasında katılan … ve sanık …’ın karşılıklı birbirlerini yaraladıkları olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarihli Esas 2002/4-238- Karar 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık … lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
ç) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanık …’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.