YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5077
KARAR NO : 2018/9353
KARAR TARİHİ : 21.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın, Evrenpaşa Mahallesi Muhtarlığına başvurarak, …isimli kişinin kimlik bilgileri ve kendi fotoğrafı bulunan “04.03.2004 tarihli sahte nüfus cüzdanı talep belgesini düzenlettiği”; bu belge ile aynı tarihte Serik İlçe Nüfus Müdürlüğüne müracaat ederek, …’a ait kimlik bilgilerini içeren ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan “sahte nüfus cüzdanını düzenlettirdiği” iddia edilerek, bu fiilleri nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılması; sanığın, sahte nüfus cüzdanını yanında taşıdığı sırada 26.04.2006 tarihinde denetim yapan kolluk görevlilerine ibraz ettiği nüfus cüzdanının sahte olduğundan şüphelenilmesi üzerine yakalandığının anlaşılması nedeniyle, sabit olması halinde “sahte nüfus cüzdanı kullanma” suçunu da işlemiş olan ve aynı suç işleme kararı ile hareket eden sanığın tüm fiillerinin zincirleme suç oluşturması nedeniyle hakkında 5271 sayılı TCK hükümlerinin uygulanmasının gerekli olması; zincirleme suçta suç tarihinin son suçun işlendiği 26.04.2006 olmasından dolayı, “sahte nüfus cüzdanı kullanma” fiilinden suç duyurusunda bulunularak dava açıldığında bu dava ile birleştirilmesi gerekmekte ise de, dava zamanaşımı süresi dolduğundan “sahte nüfus cüzdanı kullanma” suçundan dava açılmasının mümkün olmaması; 5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusunun duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olması, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmaması karşısında; sanığın, “sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ve sahte nüfus cüzdanı düzenlettirmek”düzenletme” fiilleriyle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin 8. fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.12.2008 tarihinden, deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun işlendiği 22.10.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu kabul edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5349 sayılı Kanun’la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen fiillerin, suç tarihinde yürürlükte olup sanığın lehine olan 765 sayılı TCK’nin 350. ve 80. maddeleri kapsamına girdiği, öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde yer alan uzatılmış dava zamanaşımının, suçların işlendiği 04.03.2004 tarihinden temyiz talebinin incelendiği tarihe kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan; esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nin 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 21.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.