YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1996
KARAR NO : 2018/9472
KARAR TARİHİ : 26.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Adli emanetin 2011/979 sırasında kayıtlı olan ve İstanbul Kriminal Polis Labaratuvarı Müdürlüğünün 10.11.2011 tarihli ekspertiz raporunda renkli fotokopi veya bilgisayar yazıcısı yardımıyla oluşturulduğu belirtilen suça konu adli sicil kaydı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde; belgenin arka yüzünde bulunan adli sicil talep başvurusundaki tarihin 27.10.2011 olmasına karşın, adli sicil kaydının 21.10.2011 tarihli olduğu, bu haliyle yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliği bulunmadığından, sanığın yasal unsurları itibarıyla oluşmayan “resmi belgede sahtecilik” suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Başkan Vekili … ve Üye …’ın değişik gerekçesi ve oy birliği ile 26.11.2018 tarihinde karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
A) Tartışmanın Konusu:
Tartışmanın konusu, onaysız fotokopi üzerinde yapılan değişikliğin sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağıdır.
B) İddia:
Sanığın, işe girmek için Beykoz Adli Sicil Bürosundan aldığı sabıka kaydının renkli fotokopisini çıkardığı, fotokopi üzerinde yer alan mahkûmiyetlerinin bulunduğu bölümü kapatıp tekrar fotokopisini çıkardıktan sonra, bilgisayar ortamında “YUKARIDA KİMLİK BİLGİLERİ BULUNAN KİŞİNİN ADLİ SİCİL VE ARŞİV KAYDI YOKTUR” ibaresini yazdığı, böylece sahte olarak olarak oluşturduğu bu belgeyi işe gireceği iş yerine verdiği iddia edilerek sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kamu davası açılmıştır.
C) Savunma:
Sanık savunmasında, “adli sicil kaydımı aldım, adli sicil kaydının üzerini kapatarak renkli fotokopisini çektim. İş yerinde çalışmaya başladım. Aslını verip fotokopisini geri alacaktım.” demiş ve üzerinde bulunan belge aslını ibraz etmiştir.
D) Yargılama Süreci:
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 10.11.2011 tarihli ekspertiz raporunda, suç konusu belgenin, sanığa ait adli sicil kaydı aslındaki inceleme sırasında kırmızı kalemle çerçeve içerisine alınan bölümlerin kapatılmasını müteakip renkli fotokopi ve bilgisayar yazıcısı yardımıyla husule getirilmiş olduğu belirtilmiştir.
Mahkeme tarafından, suçun oluştuğu kabul edilerek sanığın TCK’nin 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiş; hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir.
E) Konunun Değerlendirilmesi:
Doktrinde, onaysız suret ve fotokopilerin sahtecilik suçuna konu olamayacağı kabul edilmektedir.
“Onaysız suret, belgenin güvence ve ispat işlevlerini karşılamadığı için, suret üzerinde gerçekleştirilen sahtecilikler bu suçu oluşturmaz” (Durmuş Tezcan/ Mustafa Ruhan Erdem/ R. Murat Önok: Teori ve Pratik Ceza Özel Hukuku, 15. Baskı, Ankara Ekim 2017, s. 894).
“Belgenin fotokopisi belge olarak nitelendirilemez” (Mahmut Koca/ İlhan Üzülmez: Türk Ceza Kanunu Özel Hükümler, 3. Baskı, Ankara 2016, s. 676, 677).
“Gerçek bir belgeden fotokopisi çekilip, bu fotokopi üzerindeki metin değiştirilir ve değiştirilmiş olan fotokopiden, tahrifatın fark edilmemesi için tekrar fotokopisi çekilirse, gerçek bir belgeden söz edilemez. Çünkü bu şekilde fotokopi olarak oluşturulmuş metin, kural olarak belge niteliği taşımaz” (M. Emin Artuk/ Ahmet Gökcen/ Caner Yenidünya: Ceza Hukuku Özel Hükümler, 15. Baskı, Ankara 2015, s. 580).”Onaysız olan suret belge hiçbir hukuki sonuç doğurmaz” (Nurullah Tekin: TAAD, Yıl 5, Sayı 19, Ekim 2014, s. 913).
Ceza Genel Kurulu’nun 25.02.2014 tarihli 2013/148- 2014/87 sayılı kararında da “onaysız belge üzerinde gerçekleştirilen eylemin sahtecilik suçunu oluşturmayacağı” belirtilmiştir.
Somut olayda; adli sicil kaydının aslında herhangi bir değişiklik ve tahrifat bulunmamaktadır. Sanığın fiili, işe girmek için Beykoz Adli Sicil Bürosundan aldığı sabıka kaydının renkli fotokopisini çıkarıp, fotokopi üzerinde yer alan mahkûmiyetlerinin bulunduğu bölümü kapatıp tekrar fotokopisini çıkardıktan sonra, bilgisayar ortamında “YUKARIDA KİMLİK BİLGİLERİ BULUNAN KİŞİNİN ADLİ SİCİL VE ARŞİV KAYDI YOKTUR” ibaresini yazmak ve bu belgeyi işe gireceği iş yerine vermekten ibarettir.
Değişiklik onaysız fotokopi üzerinde yapıldığından, sahtecilik suçu oluşmaz. Suç konusu onaysız fotokopinin renkli veya siyah beyaz olması sonucu değiştirmez. Bu durumda belgenin aldatma niteliği olup olmamasının da bir önemi yoktur.
F) Sonuç:
Sabit olan fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle, sanığın CMK’nin 223. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi gereğince beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu ve hükmün bu gerekçe ile bozulması gerektiği kanısını taşıdığımızdan, çoğunluğun değişik gerekçesine katılmıyoruz. 26.11.2018