Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/12822 E. 2018/9537 K. 27.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12822
KARAR NO : 2018/9537
KARAR TARİHİ : 27.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan; hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2008,2009,2010 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan; mahkumiyet

I- Sanık hakkında 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi olduğu ve bu hususta itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından, dava dosyasının bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Sanık hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmediğini, faturaların gerçek alışverişler karşılığında düzenlendiğini savunması ve defter belgelerini istenildiği takdirde mahkemeye ibraz edeceğini beyan etmesi, aldırılan bilirkişi raporlarının da sanığın defter ve belgeleri incelenmeden düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, faturaları kullanan mükellefler hakkında karşıt inceleme raporları düzenlendiği görülmekle haklarında kamu davasının açılıp açılmadığının araştırılması ve açıldığının tespit edilmesi halinde getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınması, ayrıca faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları kullananların yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları kullanan şirketler ile sahte fatura ticareti yaptığı iddia olunan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması; sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Kabule göre de;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesinde onsekiz aydan üç yıla kadar öngürülen hapis cezasının, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/b maddesinde üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak düzenlendiği nazara alınıp 2008 takvim yılında düzenlenen faturaların en son ne zaman düzenlendiğinin tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken suç tarihi belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.