Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/5463 E. 2018/9647 K. 29.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5463
KARAR NO : 2018/9647
KARAR TARİHİ : 29.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

A) Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelemesi:
Bozma üzerine yapılan yargılamada; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2005 takvim yılında “sahte fatura düzenleme” suçunun, 213 sayılı VUK’nin 359/b-1. maddesinde öngörülen uzatılmış cezasının miktarı ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen uzatılmış dava zamanaşımının; son faturanın düzenlendiği 31.12.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında belirtilen suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
B) Sanık hakkında 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelemesi:
Sanığın, … isimli kişinin kendisine ve şirket ortağı olarak görünen …’ye iş vereceğini söyleyerek noterde belge imzalattığını, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını savunması; tanık …’ın, döküm işleriyle … ve babası … (nüfusta …) …’ın ilgilendiğini, sanığı tanımadığını söylemesi; tanıklar … ve …’ın ise, sanığın savunmasının doğru olmadığını belirtmeleri karşısında; suçların unsurlarının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
1-Sahte düzenlendiği iddia edilen 2006 ve 2007 takvim yıllarına ait fatura asılları dosya içerisine alınıp, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını, …, … veya …’a ait olduğunu söylemesi halinde; daha önce dosya kapsamında tanık sıfatıyla dinlenilmeyen …’ye CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, …, … ve …’e faturalar gösterilerek faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2- …, … ve … de faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylediği takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanığa, …, … ve …’e ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
3- Faturalardaki yazı ve imzaların, …, … ve …’e ait olduğunun belirlenmesi halinde, bu kişi ya da kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması ve dava açıldığı taktirde bu dava ile birleştirilmesi,
4- Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa, …, … ve … ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
5- Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
a) Faturayı düzenleyen şirkete ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin olup olmadığının araştırılması,
b) Daha sonra, faturaları düzenleyen şirket ile kullanan şirket ve kişilerin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, Dairemizin uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeyerek, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 29.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.